Cüneyt Özdemir: Batı cephesi dönüp dolaşıp niçin Hakan Fidan'ı hedef alıyor?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

… Makalede MİT’in isyancılara sarin gazı kullandırarak Obama’yı Suriye savaşına çekmek için plan yaptığı iddiası yine isimsiz ‘kaynaklara’ dayandırılarak uzun ve ayrıntılı anlatılıyor.

Gelelim makalenin en ilginç ve ana hedefine. Hersh’e bütün bu bilgileri veren kaynaklarının neredeyse tamamının ortak hedefi Erdoğan gibi gözükse de asıl hedef tahtasına MİT Başkanı Hakan Fidan konulmuşa benziyor. Özellikle Beyaz Saray’da yapılan malum üçlü zirveden aktarılan anekdotlarda Hakan Fidan ne zaman söz almaya kalksa Başkan Obama’nın sözünü kestiği, konuşturmadığı hatta terslediği iddia ediliyor. .. Hersh burada da kaynağının kim olduğunu yazmıyor. Yine muğlak. Ancak bu dedikodu aylardır diplomatlar ve gazeteciler arasında Washington-Ankara diplomasi koridorlarında konuşuluyor ama yazılmıyordu.

Hersh makalesinin sonunda Dışişleri’nden sızdırılan son skandal dinlemeyi de referans vermeyi unutmamış. Özellikle Hakan Fidan’ın sözlerinden alıntı yapmayı da ihmal etmemiş. Bu makale ile son sızdırılan Dışişleri ses kayıtlarının zamanlaması siyasetimizdeki moda deyimi ile ne kadar da ‘manidar’ değil mi?

Muhtemelen Hersh bunları açık açık yazdığı için Türkiye’de bir kısım basın tarafından tanıdık bir itibarsızlaştırma kazanına atılacaktır. Yine de bu çılgınlık öncesi şunu sormalıyız: Hersh’ün ‘kaynaklar’ı şu aralar neden dönüp dolaşıp Hakan Fidan’a dair hikâyeler anlatıyorlar? Acaba asıl dert ve hedef ne? Belli ki Batı cephesinde diplomasi kazanında yeni bir şey pişiriliyor. Ve o kazandan hiç de iyi kokular gelmiyor!

Cüneyt Özdemir’in yazısı