
AYNUR KOLBAY HÜLYA
aynurkolbay@hotmail.com / @okumak_zamani
“Şehir mi köy mü?” sorusu nerede yaşarsak yaşayalım zaman zaman da olsa ikilemini hissettiğimiz ya da hissedeceğimiz sorulardan biri.
Şehirde yaşam zor. Stres, inşaat, gürültü ve toz duman dolu. İnsanın hayatından hayli fazla zaman alan, kaotik ve çaba isteyen bir yaşam. Buna rağmen her türlü ihtiyaca kolaylıkla erişim, seçenek bolluğu, kalabalıklara katılarak eğlenmek arzusu gibi imkânlar, insanları bir şekilde trafiğin, kaosun ve bitmek bilmez bir koşturmacanın içinde yaşamaya alıştırıyor sanırım.
Köyde yaşam ise tam tersi. Stresten uzak, zamanı yayarak yaşamaya izin veren, çaba gerektirmeyen, sakin bir yaşam. İmkânlar kısıtlı olsa da, çok fazla insanla kaynaşılamasa da, bazen isteklere erişmekte zorluklar yaşansa da köyün yeri bambaşka.
Azla yetinmeyi öğrenebilmek ve bunun özündeki keyfi keşfedebilmek, içten ve hayattan bezmemiş birkaç kişiyle bir araya gelmenin çoğu zaman eğlenceli kalabalıkların yerini tuttuğunu fark edebilmek ve belki de en önemlisi, sabah camı açtığında ciğerlerine gerçek bir havayı solumak hepimizi şehirden uzaklaşma konusunda teşvik eden unsurlar. Peki ya o güzelim köylerin de yavaş yavaş şehre doğru kayma tehlikesi?
Kitaplarda ya da filmlerde, aynı konuya ya da olaya dair, birbirinden farklı kişilerin deneyimlerine ve yaşadıklarına yer veren farklı bakış açılarını çok severim ve özellikle çocuklar açısından da çok önemli bulurum. Dinozor Çocuk tarafından yeni yayımlanan ‘Şehre Giden Yol’ da, köy ve şehir meselesini birkaç farklı bakış açısından ele alan düşündürücü bir kitap.

Kitabın üç farklı kahramanı var: Bir çocuk, bir kirpi ve bir kamyon.
Bir çocuk yani İz, yedi yaşında. Sadece 17 haneli küçücük bir köyde yaşıyor. Yaşadığı köyde çok çocuk olmadığı için her fırsatta ailesiyle birlikte şehir merkezinde yaşayan kuzeninin yanına gidiyor. Yol çok bozuk olduğu için üç saati bulan bu yorucu yolculukta İz’in en zevk aldığı şey ise arabanın penceresinden görebildiği güzelim çiçekleri, ağaçları ve bir sürpriz misali ortaya çıkan yabani hayvanları izlemek.

Bir kirpi yani Ziz ise, bir buçuk yaşında. İz’in köyüne yakın bir ormanda huzurla yaşıyor. Ziz’in pek çok akrabası var ve fırsat buldukça tepenin diğer tarafındaki akrabalarını ziyarete gidiyor. Yol boyunca kaplumbağalarla, baykuşlarla sohbet ede ede, birkaç haftayı bulan heyecanlı yolculuklar yaşıyor.

Bir kamyon yani Kamo ise tam 40 yaşında. Paslanmış kırmızı kasasıyla bu yaşına kadar pek çok şey taşıma fırsatı bulmuş: Meyveler, sebzeler, hayvanlar, eşyalar… Ancak kendisine verilen yeni görevle epey üzgün ve düşünceli durumda.
Kitabın bu üç kahramanını bir araya getiren olay, bir gün İz’in babasının eve heyecan ve mutlulukla gelmesiyle başlıyor. Belediyenin dağ yolunu genişletmeye karar vermesi, tüneller açarak civardaki tüm köylerden şehre giden yolların kısalacak olması İz ve ailesini çok sevindiriyor. Kuzenini daha sık ve daha rahat görecek olmanın mutluluğu ile İz heyecanlı bir bekleyişe başlıyor.

Ancak işin farklı boyutları da var tabi ki. İz’in bu heyecanlı bekleyişi başka varlıkların üzerinde hiç de heyecanlı sonuçlar doğurmuyor. Kısacık bir zaman içinde tüneller kazılıyor, yollar açılıyor. İz ve ailesi artık istedikleri zaman ve çok kısa sürede şehirdeki kuzenlerine ulaşabiliyorlar. Ama İz’in pencereden gördüğü çiçekler, ağaçlar ve hayvanlar artık yok. Birkaç hafta içinde istediği zaman kuzenini görmekten dolayı memnun, ama yolculuk boyunca kendisini mutlu eden manzaralar artık yok olduğu için üzgün bir çocuk; yola çıktığında orman olarak bıraktığı ama şimdi bir otoyola dönüşen yol yüzünden evine bir türlü dönemeyen ama umudunu da yitirmeyen bir kirpi ve doğaya zarar veren bir işin parçası olmak istemediği için hurdalıkta inzivaya çekilen bir kamyon kalıyor.
Ayrıntı Yayınları’nın çocuk yayınevi Dinozor Çocuk, her yaştan çocuklara mutlaka düşündürücü bir kapı aralamayı seven kitaplar çıkarıyor. Bu kitap da onlardan biri. Çok kısa bir hikâyeyle şehirden köy yaşamına ve köyden şehir yaşamına bakma fırsatı yaratıyor. Kitabın Hajar Moradi’ye ait renkli ve yumuşak çizimleri Betül Kanbolat’ın hikâyesini tamamlar nitelikte. Çocuklara kendi tercihlerinin, kendi yolculuklarının doğaya etkisini düşünme fırsatı yaratan kitap, beş yaş ve üstü tüm okuyucular için uygun.
Keyifli okumalar.

Kitabın Adı: Şehre Giden Yol
Yazar Adı: Betül Kanbolat
Çizer Adı: Hajar Moradi
Sayfa Sayısı: 24 sayfa
Yayınevi: Dinozor Çocuk