Üçüncü köprü, üçüncü havalimanı ve Kanalİstanbul gibi projelerin etki alanında bulunan bölgelerde gözlem yapan çeşitli ülkelerden gelen doğa dernekleri temsilcileri uyardı: “Eğer sulak alanları, ormanlık alanları yok ederseniz milyonlarca kuş yok olabilir.”
Çılgın projeler İstanbulluları çıldırtacak
Kuşların göç hareketinin gözlemlendiği gezinin Sarıyer bölümünde, kuşların geçişi dürbünlerle izlenerek fotoğraflanırken, doğa üzerindeki tehditler de değerlendirildi.

‘Belgesellerde izlediğimiz kuşlar buradan geçiyor’
Etkinliğe ev sahipliği yapan Doğa Derneği’nin Genel Müdürü Engin Yılmaz, İstanbul’un dünya kuş göç yolları açısından çok önemli bir yer olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Milyonlarca kuş her sene iki defa Afrika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Afrika’ya göç ediyor. Şu anda göç gözlemi yaptığımız nokta on binlerce yırtıcının geçiş noktası. Bugün leylek, balık kartalı, yılan kartalı, şahinler, kara çaylak birçok yırtıcı türünü gördük. Belgesellerde izlediğimiz akbabalar, Avrupa’daki kuşlar buradan geçiyor.”
‘Havalimanı projesi kuşların ölmesi anlamına geliyor’

Üçüncü köprü, üçüncü havalimanı ve Kanal İstanbul projelerinin kuşlar için hayati önem taşıyan alanlarda olduğunu söyleyen Yılmaz şöyle konuştu: “Kuşlar, uzun göç yolculukları sırasında enerjilerini çok verimli kullanmak zorundalar yoksa göçü bitiremezler ve ölürler. O yüzden bu alanlarda konaklayarak, dinlenerek göç için enerjilerini korurlar. Eğer sulak alanları, ormanlık alanları yok ederseniz milyonlarca kuş yok olabilir.”
‘Kanalİstanbul çılgın değil çatlak proje‘
Üçüncü havalimanının yapılması planlanan yer özellikle yırtıcı kuşların tünedikleri, konakladıkları alanlar. Havalimanı projesi, bu kuşların orada konaklayamaması ve göçlerini tamamlayamaması, ölmesi anlamına geliyor.
‘Türkiye’nin göçmen kuşların korunması için taahhüt ve sorumlulukları var’
Gözlem ekibinde yer alan Hollanda Birdlife Örgütü Genel Müdürü Fred Wouters de, Türkiye’nin göçmen kuşların korunması için sorumlulukları olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye göçmen kuşların korunması için birçok uluslararası sözleşmeye taraf ve sorumlulukları var. Bu göçmen kuşları zorlu göç yolculukları süresince korumak için çok büyük yatırımlar gerçekleşiyor. Bu kuşlar yeter ki korunsun diye birçok bütçe harcanıyor. Bu uzun göç yolu içerisinde Türkiye’den geçişleri sırasında Türkiye’nin bu kuşları korumasını, taraf olduğu sözleşmelerin taahhütlerini yerine getirmesini bekliyoruz.”
Yalanın bile raconu vardır, o da kalmadı
