Çiğdem Toker: Babacan hak ihlallerinde siyasi sahnede görünmeyişini rıza üretmek için yeterli sanıyorsa yanılıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ali Babacan’ın  istifası ile -parti demeden- yeni parti hazırlığını duyurduğu açıklamasında az kullanılan bir sözcük dikkatimi çekti: “Sınama.”

Babacan’ın açıklamasıyla ete kemiğe bürünen hareketin, kendi camialarında  “kefaret” diye anıldığını meslektaşım  arkadaşım Murat Sabuncu’nun T24’teki yazısıyla öğrenmiştik. 

Babacan’ın küresel sermaye ve uluslar üstü kurumlar nezdinde dinlenirliği, bir karşılığı olduğu açıktır. Ancak aktif siyasetten uzak durduğu son yıllarda, ülkeyi toplumu altüst eden, ağır hak ihlalleri yaşatan, yaşatmakta olan bütün bu “sınamalar”da siyasi aktör olarak görünmeyişini rıza üretmek için yeterli olduğunu sanıyorsa da yanılmaktadır.

Çiğdem Toker’in yazısı