Çiftlik Bank soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan altı kişiden biri olan ve 15 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen 30 yaşındaki Cudi Cumhur, uygulamanın kurucusu Mehmet Aydın’a dair ayrıntıları anlattı: “Yüksek egosu vardı. İşi bittiği adama saygısı da biter, acımazdı.”

Hürriyet’ten Musa Kesler’in haberine göre Cumhur, Çiftlik Bank’ın yazılımını geliştiren, sistemin teknik işleyişini kontrol eden kişiydi. Aydın’a yakın çalışan Cumhur, ondan gelen talepleri yerine getirip yeni gelişen durumları da Aydın’a raporluyordu.
Habere göre, daha önce Aydın ile birlikte Arjantin’e giden Cumhur, Çiftlik Bank benzeri bir sistemi orada da kurmak için 5.5 ay çalışmış, ancak bürokrasiye takılınca geri dönmüş. Daha sonra ikili arasında sorun çıkınca Çiftlik Bank’tan ayrılmış.
23 Nisan 2018’de İstanbul’da yakalanan Cumhur, Maltepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki yaklaşık 15 aylık tutukluluğun ardından 4 Temmuz’da diğer tutuklu sanıklarla birlikte tahliye edildi.
Kendisini ‘Çiftlik Bank’ın yazılım elemanı’ olarak tarif eden Cumhur, cezaevinde kendisine gelen iş tekliflerini ve Mehmet Aydın’la ilgili detayları şöyle anlattı:
‘Tosun kaçtı, bunlar kafeste kaldı’
“Cezaevinde kaldığım süre boyunca sayısız avukat ziyarete geldi. Bizde çok para olduğunu düşünüyorlar. Bazıları ‘Ben seni garanti çıkartırım’, kimi ‘Tanıdıklar var, onları devreye soktum’ diyordu. Bazısı ‘Senin hukuki durumun ötekilerden daha iyi’ diyordu. Orada binlerce mahkûm var. Biz, (Çiftlik Bank tutukluları) onların içinde çok dikkat çektik. ‘Tosun kaçtı, paraları yiyor, bunlar kafeste kaldı’ diyorlardı. Gardiyanlar bile hafif alay yollu bize böyle takılıyorlardı. Mafyanın güçlü isimleri de vardı ama biz onlardan meşhurduk. Orada bizi rahatsız eden olmadı. Beraber yargılandığımız şahıslardan biri ifadelerimi değiştirmem için avukatı vasıtasıyla baskı yapmaya çalıştı. Kabul etmedim, savcıya da bildirdim.”
‘Teklifler geldi’
“Cezaevinde dört-beş tutuklu işadamıyla tanıştım. Onlardan da teklif geldi. Dışarı çıktığımda da ortak tanıdıklar vasıtasıyla gelen teklifler oldu. Hepsini reddettim. Çiftlik Bank sürecinde iyi kötü edindiğimiz bir tecrübe var tabii. Bundan istifade etmek istiyorlar. Kimi profesyonel, kimi de art niyetli. Yatırım şirketlerinden de teklif aldım. Çiftlik Bank’ın farklı varyasyonlarının yazılımını yaptırmak istiyorlar. Bu tekliflerin hukuki olanı da var, gayri resmi olanı da. Kendilerine göre legal ve hukuki. Sermaye toplayıp yatırım ortaklığı gibi bir plan var kafalarında. Ama neticenin ne olacağı belli. Mehmet Aydın da aynı hukuki ve legal mesajlarla yola çıkmıştı.”
‘Egosu yüksekti’
Cumhur, Aydın’ın nasıl biri olduğunu anlatırken ise şunları söyledi: “Egosu yüksekti. Bunun nedeni parayı sonradan görmüş olmanın etkisi de olabilir. Kimseyi kendiyle eş veya kendine denk görmezdi. Hep tepeden bakardı. Sadece benim için değil, herkes için bu tavrı geçerliydi. Kendine lazım olduğunu, faydalı olacağını düşündüğü personeline çok yakın davranırdı. Jargonunu yumuşatarak etki alanına alırdı. Herhangi bir insani kaygı da gütmezdi. İşi bittiği adama saygısı da biterdi, acımazdı. Şiddet eğilimi vardı. Çiftlik Bank olayından insanların bir ders aldığını ve farkındalık oluştuğunu düşünüyorum. Ama çift taraflı bir etki oldu. Mehmet Aydın’a özenen çok kimse var. Eleştiren kadar, öven ve takdir eden var. Mahkûmlar arasında Mehmet Aydın bir fenomen. Cezaevine girse orada çok daha meşhur olacağına eminim.”