NUR BANU KOCAASLAN
CHP İzmir 2’inci bölge 4’üncü sıra adayı, gazeteci Mustafa Balbay, CHP’nin Kürt sorunundan başörtü yasağına halkın değişen değerlerine ayak uydurmada geride kaldığını belirtirken, yeni dönemde değişim sinyali verdi.
Balbay, “Eskiden türbanlı kardeşlerimizin canını sıkıyorduk şimdi elini sıkıyoruz. Karşılıklı bir noktaya geldik ama bu tek taraflı değil. İki taraf da yaklaştı birbirine. Ben türbanlı görüdüğümde banko bizden değil demiyorum. Oyunu istiyorum. Ondan da olumsuz bir tavır görmüyorum” diye konuştu.

P24 Ege seçim turu kapsamında İzmir Karşıyaka’da Yasemin Kafe’de buluşuyoruz Balbay’la. 620 günü hücrede tek başına 1379 günlük Ergenekon davası tutukluluğu, milletvekilliği sürecinin ardından şimdi “Bağımı hiç koparmadım” dediği İzmir’de yeni bir seçim dönemini karşılıyor.
Balbay’la bir grup gazeteci olarak yaptığımız kısa söyleşiden satırbaşları…
İzmir’de hedef iki bölgede iki vekil daha fazla çıkarmak
Balbay’a ilk sorumuz partisinin kemikleşmiş bir seçmen kitlesinin olduğu İzmir’deki hedeflerinin ne olduğu üzerine. Balbay her iki bölgede birer milletvekili artırarak sayıyı 13’ten 15’e çıkarmak istediklerini söylüyor.
“CHP’nin ana siklet merkezinde olacağını düşünüyorum. Bir ay önce başladık seçimlere. Ön seçim sürecimiz 81 adayın yarıştığı yoğun centilmence bir dönemdi. Şuan biraz gevşemiş olan oyların bizim etrafımızda kenetlenmesini hedefliyoruz. İzmir öteden beri diri bir seçmen yapısına sahip. Ben Ege Üniversitesi mezunuyum. İzmirle bağımı kesmedim. Özgürlüğüne düşkün, yaşam biçimine dokundurtmayan, kendi partisinden bile hesap soran bir kesim. En sert soruları ben CHP’lilerden alıyorum.”
Her iki taraftan da sorular var
“İzmir’de CHP seçmeni neyi sorguluyor partisinde” diye soruyoruz.
Şöyle yanıtlıyor Balbay: “Yelpazenin iki rengine hitap eden sorular var. Bu partinin kurucusu Atatürk’tür, bizi üzmeyin, özünüzü bozmayın, diyenler var. Diğer kitle, Kürt sorununun çözümünde bu kadar cesur olsaydınız HDP AKP’yle 13 yıldır bu kadar yakın işbirliği yapmak zorunda olmazdı. Bu konuda bizim de payımız olduğunu düşünen insanlarla karşılaşıyoruz.”
Balbay, bu sorulara karşı CHP’nin kendisini sorgulayan bir parti olduğunu söylüyor ama bazı gelişmeleri geriden takip ettiklerini de kabul ediyor: “Ben CHP’yi biraz Transatlantik gemisine benzetiyorum. Çok büyük ama manevra kabiliyeti az.”
‘Eskiden canlarını sıkardık, şimdi ellerini’
Balbay’a göre Kürt sorunu ve başörtü bunlara dahil.
“Eskiden türbanlı kardeşlerimizin canını sıkıyorduk şimdi elini sıkıyoruz. Karşılıklı bir noktya geldik. Ama bu tek taraflı değil. İki taraf da ilerlerken belli yollar yaklaştı birbirine. Ben türbanlı gördüğümde banko bizden değil demiyorum. Oyunu istiyorum.”
‘Türk sorunu çıksın istemiyoruz’
Kürt sorununda kırmızı çizgilerinin olmadığını söylüyor Balbay ama “Türk sorununun da çıkmasını istemiyoruz” diyor.
Temel konu yine anadilde eğitim: “Türkiye’de siyaset bir yanıyla dini bir yanıyla etnik kökene dayandı. Ama dört temel var diyoruz seçmene. Birleşmiş Milletler’in Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi’nin esasları, barınma hakkı, eğitim hakkı ve kültürel haklar. Ve bunlar ciddiye alınıyor. Geride kalmışlığımız var ama kendimizi fermante ettik. Halkın öncü olduğu noktada siz geri kalamazsınız. Anadilini öğrenme hakkını sonuna kadar savunuyoruz. 15 milyon Balkan kökenli vatandaşlar var. Hepsini idame edecek çözümleri bulmada zorlanır Türkiye. Dünyada üretilmiş çözümlerden birini kendimize uyarlayabiliriz. Dünyada ileri demokrasiler uygulamada neleri başarabildiyse biz de başarabiliriz.”
Yine de ekliyor Balbay: “Kırmızı noktalarımız olduğunu söylemeyeceğim. Bu sorunu çözerken bir Türk sorunu da çıkmasını istemiyoruz. Birleştirici gücü olmayı istiyoruz Türkiye’nin, ama kimseyi dışlamadan.”

En çok sorulan soru ‘Oyumuza sahip çıkacak mısınız?’
Seçim güvenliği konusunda ilk kez bir birim oluşturmuşlar.
“En çok sorulan soru seçim güvenliği. İyi partililerin sorduğu birinci soru seçimler güvenli yapılacak mı oluyor. Oyumuzu vereceğiz ama koruyabilecek misiniz diye balkondan soruyor. Bir sonraki diyor ki verdiğimiz oy o sandıktan çıkacak mı. Bu seçimlerde AKP dışında üç partinin çok bastıracağını düşünüyorum. Biz ilk defa seçim güvenliği için özel birim oluşturduk.”
AKP’ninki ‘azgın azınlık hükümeti’ olur
‘Azınlık hükümeti kurulması durumunda erken seçimlere gidilir mi’ diye soruyoruz, ya da erken seçim öngörüsü var mı?
“AKP’nin kuracağı azınlık hükümeti azgın azınlık hükümeti olur. Yaralı aslan daha bir zorlanır, ben bunun sorunlu olacağını düşünüyorum. Ama parlamentonun ruhu iki yıldan önce seçim olmasına imkan vermez.”
Söyleşimizin sonlarına doğruysa, aslında dilinin ucuna geldiğini ama vazgeçtiğini söylediği gözlemini paylaşıyor İzmir’le ilgili: “İzmir CHP’nin kalesi değil, cumhuriyet değerlerinin kalesi. CHP’nin erozyona uğradığı noktalarda başka partiler çıksa CHP zorlanır.”