Ceren Sözeri: Medyanın dertlerini Meta çözemezmiş

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İnternetin ve sonrasında sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla reklam gelirleri kâğıt gazetelerden, dergilerden, hatta televizyondan internete kaydı. Ancak bu yeni ortamda küresel çapta ve yerelde (Türkiye dahil) online reklamların yarısından fazlası Meta (eski Facebook) ve Google’a (en çok Youtube’a) gidiyor. Bu rekabette Twitter’ın durumu pek parlak değil, Jack Dorsey’nin satmasının, Elon Musk’ın da önce ağlayıp sonra büyük reklam verenlere küfretmesinin nedeni bu. Filler tepişirken olan çimenlere oldu. Şirketler için Youtube’a, Instagram’a ya da Facebook’a reklam vermek daha kârlı. Hem hedef kitlesini seçiyor, onların neyi sevdiğini biliyor, daha ucuz, hem de Türkiye gibi ülkelerde daha güvenli. “Muhalif” olarak etiketlenen bir televizyona reklam verdiğinizde yarın kapınıza maliye müfettişleri dayanabilir ama Youtube’da kimse sizi fark etmez. Bu durum bağımlı bir gelir modeli yarattı. Bu yazıyı bilgisayardan ya da mobil bir cihazdan okuyorsanız arada, üstünde bazı reklamlar görüyorsunuzdur, Google her birimize, nerelerde gezdiğimizi gözetleyerek, başka başka reklamlar gösteriyor, ne kadar tıklanırsa Google gazeteye o kadar para ödüyor. Daha fazla para kazanmak için haberinin/yazının daha fazla tıklanması lazım. Burada devreye sosyal medya giriyor. Sosyal medya araçları medyaya trafik sağlıyor. Sonra da reklamdan aldıkları büyük payın çok cüzi miktarını tıklanma ölçüsünde ödüyor. Ez cümle o gördüğünüz, sinirinizi bozan reklamlarla bir haber sitesinin ayakta kalma ihtimali yok.

Peki o haberler olmasa sosyal medyanın ayakta kalma ihtimali var mı? Kıyamet orada koptu. Uzun bir zamandır medya kuruluşları bu büyük sosyal medya devlerinden haberlerini yayınladıkları için telif ödemelerini istiyorlar. Avustralya’da mücadele sonuç verdi ve Meta haber kuruluşlarına telif ödemeyi kabul etti. Ancak sadece büyük haber kuruluşlarına, Zuckerberg’den adalet beklemiyordunuz herhâlde? Benzer bir mücadele Kanada’da da verildi ama Zuckerberg orada anlaşmaya yanaşmadı, haber içeriklerini çıkardı. Avustralya Hükümeti haber kurumlarının pazarlık gücünü artıracak yeni bir yasal düzenlemeye girişmişken Meta geçen hafta havlu attı. ‘Zaten içeriklerimizin yüzde üçü haberle ilgili, kimse Facebook’a haber için gelmiyor, olmasanız da olur, medyanın problemlerini biz çözemeyiz’ diye bir açıklama yayınladı. Habermas’ın kayıp kamusal alanını sosyal medyada bulanlara selam olsun…

Ceren Sözeri’nin yazısı