Rize'de yayla kekiği: İlk hasat yapıldı

Rize’nin İkizdere ilçesinde, ‘Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması’ projesi kapsamında yayla kekiği deneme bahçesi oluşturuldu. 1 dekarlık bahçede yetiştirilen ilk yayla kekiği ilaç, gıda, kozmetik ve arıcılık sektöründe kullanılacak. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın (DOKAP) desteklediği proje kapsamında Çağrankaya Mahallesi’nde oluşturulan uygulaması yapılan bahçede, geçen yıl temmuz ayında ekilen yayla kekiğinde ilk hasat yapıldı. Uygulama Ali Nihat Gökyiğit Vakfı tarafından yapıldı.

Deneme bahçesinde olumlu sonuç alınan yayla kekiği üretimi yaygınlaştırılacak. Sayıları artınca bir dekarda 300 kilogram kuru kekiğin elde edildiği bahçelerde yılda üç-dört kez hasat yapılabilecek.

DOKAP Başkanı Yusuf Mengi şunları söyledi: “Analiz yaparken bu bölgenin katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi kararını verdik. Bu bölgenin çay ve fındığın yanında çok derin bir ürün potansiyeli olduğunu ve tıbbi aromatik bitkiler hususunda da bulunmaz bir kaynak olduğunu gördük. Beş-altı bin tür bitki üzerinde çalışma yaptık. Sonuçta İkizdere Vadisi’nde kekik, Trabzon’da mürver, Giresun’da karayemiş gibi bitkiler üzerinde durduk ve bunlara model bahçeler kurularak vatandaşa buradan gelir elde edilebileceğini gösterdik.”

Arıcılık için önemli

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Tıbbi Bitkiler Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Kan ise şöyle konuştu: “Katma değeri yüksek olan kekik gıda baharat, ilaç, arıcılık sektöründe kullanılıyor. Arıların da tercih ettiği zengin bir bitki. Ayrıca arı sağlığını koruyucu bir özelliği var. Dolayısıyla bu bitkinin bölgede çoğalması, arıcıları da çok yakından ilgilendiriyor. Bu tür ürünler doğal alanlarından rastgele toplanıp pazarda düşük fiyatlara satılıyordu ve sürdürülebilirliği de yoktu. En önemli amacımız ürünün üretiminin sürdürülebilirliğini sağlamak. Standart bir üretimi sağladıktan sonra ülkemizde yüksek fiyatlarda bir pazarının olacağını öngörüyoruz. Yurt dışında bu tür ürünlere inanılmaz ilgi var. Özellikle fitoterapi, aromaterapi gibi tamamlayıcı tıp uygulamalarında ülkemizin doğal bitki türleri son derece önemli.”