“Çatı aday”, siyaseti sevmiyormuş; önemli değil; sevenlerden çok çektik. “Çatı aday”, dindar bir profil çiziyormuş; olabilir, kendi tercihidir. Sorun bunlarda değil. CHP yenilmekten bıktı. Haklıdır. Pragmatist hamlelerle seçim kazanarak bu bıkkınlığa son vermek, tabanını morallendirmek istiyor. Tercihidir. Bu tercih nedeniyle, CHP’lilerden son seçimde Ankara’da kahramanlarına küfretmiş bir adaya oy vermesi istendi; olmadı. Şimdi de hiç tanımadığı, zihin dünyasında da ayrıştığı bir adayı desteklemesi isteniyor. Zor. CHP, usul usul sağa akarak, ağustosta dolacak testinin şeklini almaya çalışıyor. Bize, testinin şeklini değiştirecek bir çağlayan lazım.
Bu seçim kazanamayabilir; ancak çoğunluğun kuyruğuna takılmayacak, “Başka bir dünya mümkün” umudunu taşıyacak, teslim olmamanın enerjisini yayacak bir hareket, bugün örgütlenip hızla büyüyebilir. Böyle bir hareket, tüm dışlananlarla birlikte, taassubun hırsızlığa payanda yapılmasına karşı çıkan muhafazakârları da ikna edebilir.
Bakın İzmit’te okul birincisi olan 17 yaşındaki Işıtan, “dereyi geçene kadar” sureti haktan görünmenin pragmatizmini elinin tersiyle itip tek başına kürsüye yürüyor ve yaşıtı Berkin Elvan’ın katledilmesine isyan ediyor. Unvanını kaybederken, yüreğimizi ışıtıyor, yarın umudumuzu perçinliyor. Işıtan’ın kuşağı, cesaretle kendi yolunu açıyor. CHP yöneticilerine tavsiyem, asıl onları tanımalarıdır.
Eminim ki, tanıdıkça sevecekler.