Televizyonlarda AKP genel başkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’da gençlerle buluşmasını izlediniz mi? Ben sonuna kadar izledim. O gençlerin halini görünce de çok üzüldüm. Türkiye’nin geleceği bu tür gençlerle kurulacaksa vay halimize. Hepsi “oyunu ilk kez AKP’ye ve Erdoğan’a verecek olan” gençlermiş bunlar.
AKP teşkilatları Diyarbakırlı gençleri toplamış getirmiş Erdoğan’ın huzuruna, onlar da sorular soruyorlar. Tam bir müsamere gibi. Gençler güya soru soruyorlar.
Oysa çok belli ki önceden verilmiş sorular, ezberletilmiş. Orasına alıştık artık. Anlı şanlı gazeteciler diziliyorlar televizyon ekranında Erdoğan’ın karşısına sonra saray danışmanlarının hazırlayıp verdiği soruları soruyorlar. Hatta uçaklarda bu bile olmuyor.
Gazetecilere “sordukları” sorular ve “aldıkları” cevaplar yazılı olarak veriliyor. Hem de dijital ortamda, hepsinin mesaj kutularına gönderiliyor soru ve cevaplar Onlara da bu yazıları şeflerine “sordum, öğrendim, yazdım” diyerek sunmak kalıyor. Bu nedenle gençlerin soruları öncede almalarını o kadar da yadırgamıyorum.
Ama bari gençlere “gençlerle ilgili sorular” sordurun. İlaç için bir tanesi bile gençlik sorunları ile ilgili bir şey dile getirmedi soru sormadı. “Biz neden işsiz kalıyoruz?” demedi biri bile.
Üniversiteleri sormadılar, genç işçileri sormadılar, çıraklığı sormadılar, spor olanaklarına ulaşamadıkları için yakınmadılar. Hepsi kürsüye çıkıp önce Erdoğan’ı övdü, ondan sonra Erdoğan’ın muhalefeti ağır laflar söylemesine çanak tutan soruları okudular.
O gençlere hiç kızmıyorum bile.
Çünkü onların bir kabahati yok.
Bu iktidar 20 yılda dindar olmasa bile kindar nesil yaratmayı başardı.
Eğitim sistemi yerlerde süründüğü için nitelikli genç yetişmiyor, çıkarcı, slogancı, biat etmenin çıkarına daha uygun olduğunu fark eden, düşünmeyen, genel bilgisi olmadığı gibi görgüsü de olmayan bir genç türü yaratıldı.