Sadece ABD’deki bankaların iflasının ekonomik etkilerinden, kuzey komşularımızın içinde olduğu savaştan, Ege’de şu anda dondurulmuş krizden, güneydoğu komşumuzdaki istikrarsızlık ve terör tehdidinden, Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızdan söz etmiyorum; Avrupa’daki ekonomik ve siyasi çalkantılarla birlikte yeni bir dünya düzeni kurulmasına yönelik adımlar atılıyor sanki…
Acaba bir şeyleri kaçırıyor muyuz? Çünkü iddialı bir dış politikamız var…
Coğrafyamıza 5-6 bin kilometre uzaktaki Çin, gelip bu bölgede komşumuz İran’la Suudi Arabistan arasında arabuluculuk yapıyor ve siyasi nüfuz alanını genişletiyor. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşını kim bitirecek? Barış görüşmelerine kim garantörlük edecek? Belli değil…
NATO müttefikimiz ABD, silah yardımı ile Ukrayna’yı destekliyor. Aynı zamanda Ege’de komşumuz Yunanistan’ı Rusya’ya karşı destekliyor; Suriye’de terör örgütü PKK/YPG’ye silah, malzeme, teçhizat yanında siyasi destek sağlıyor. Çatışma alanlarında hep o var…
Bu koşullarda hem iktidarın hem de muhalefetin çevremizdeki jeopolitik risklere ve küresel aktörlerin aktif-devrede olduğu krizlere karşı politikalarını, çözüm stratejilerini bilmek ve öğrenmek hakkımız değil mi?