Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) bu yıl yayınladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre yüzde 100 cinsiyet eşitliğini sağlamış tek bir ülke yok. Bu hızla gidilirse kadın-erkek eşitliğine ulaşmak tam 131 yıl alacak.
Türkiye dipte

Türkiye, sıralamada dipte. Bu yıl beş basamak gerileyen Türkiye 146 ülke arasında 129’uncu sırada.
Kadınların dört ana alandaki durumu ölçülerek belirlenen endekse göre Türkiye, ‘ekonomik katılım ve fırsat’ kategorisinde 133’üncü, ‘eğitim imkanı’nda 99’uncu, ‘sağlık ve hayatta kalma’da 100’üncü, ‘siyasi katılım’da ise 118’inci basamakta yer aldı.
Ayrıca Türkiye, Avrasya ve Orta Asya Bölgelerinde yüzde 60’la cinsiyet uçurumunu en az kapatan ülke.
Listenin en tepesinde ise İzlanda, Norveç ve Finlandiya var.
Peki cinsiyet eşitsizliğinin en az olduğu ülkelerdeki kadınlar yaşamları hakkında ne düşünüyor?
BBC’nin haberine göre daha gidilecek çok yol olduğunu söylüyorlar.
İzlanda

14 yıldır WEF’in endeksinde ilk sırayı kaptırmayan İzlanda, cinsiyet eşitsizliğini yüzde 91.2 azalttı. Böylece eşitsizliği yüzde 90’ın üzerinde azaltan tek ülke oldu.
Tabii bu iç açıcı istatistiklerin bir de arka yüzü var. Son 50 yılın 25’inde bir kadının başkanlık yaptığı ve parlamentonun yüzde 48’inin kadın olduğu İzlanda ‘siyasal katılım’da birinci. Ancak ‘eğitim imkanı’nda 79, ‘sağlık ve hayatta kalma’da ise 128’inci sırada yer alıyor.
‘‘İzlanda’nın ilk sıralarda olduğu gelir eşitsizliği gibi alanlarda gerçek görünenden karmaşık’’ diyor İzlandalı psikolog Hulda Tolgyes. İzlanda’da gelir eşitsizliği, 25’ten fazla çalışanlı şirketlere ‘eşit işe eşit ücret’ şartı getiren 2018’deki yasa sayesinde diğer ülkelere göre düşük.
Buna rağmen konferanslarda, teklifi veren aynı şirket bile olsa kocasından daha düşük ücret teklifleri aldığını söylüyor Tolgyes. Sebebinse cinsiyetçilik olduğunu düşünüyor: ‘‘Benim gibi bir feminist için işlerin gerçekte nasıl yürüdüğünü görmek sinir bozucu. Başkanımız kadındı. Başbakanımız kadın. Ama tek gördüğüm her şeyi yapabileceği söylenen kadınların yorgun ve bitkin hali.’’
Yine de İzlandalı kadınlar ülkedeki birçok şeyi takdir ediyor. Örneğin ülkenin ‘first lady’si Lady Eliza, ‘İzlanda’nın Olağanüstü Kadınları’ adlı kitabında kızına kendi soyadını verdiğini ve kocasının çocuklar için ayrı ayrı babalık izni aldığını yazdı. Ama Eliza, ülkenin yine de kadınlar için ‘cennet’ olmadığını ve önünde daha uzun bir yol olduğunu söylüyor.
Namibya
İlk 10’daki tek Afrika ülkesi Namibya, yüzde 80.2’yle cinsiyet eşitsizliğini en çok azaltan 8’inci ülke. Dolayısıyla Britanya (yüzde 79.2), İspanya (yüzde 79.1), Kanada (yüzde 77.7), ABD (yüzde 74.8) gibi ülkeleri geride bıraktı.
Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı’nda cinsiyet duyarlılığı eğitmeni Namibyalı Penohole Brock, ülke sıralamasına şaşırmadığını söylüyor: ‘‘Birçok bakanımız ve büyükelçimiz kadın. Kadın iş arkadaşlarım kariyer tercihlerinde ayrımcılığa maruz kalmıyor.’’
Ancak siyasi temsiliyet buzdağının görünen yüzü. Namibya’da kadına şiddet ve cinsel taciz oranları yüksek. Öyle ki Namibya, 2021’deki Kadın Barış ve Güvenlik Endeksinde Güney Afrika, Gana ve Rwanda gibi Afrika ülkelerinin gerisinde kalarak 95’inci olmuştu.
Daha önce Paris’te bir süre yaşamış Brock, yine de Nambiya’dan başka yerde olmak istemediğini söylüyor: ‘‘Buranın insanları, müziği, enerjisi bir başka. Çeşitlilik çok, her bölgesi farklı. Nambiya’nın geleceği çok parlak.’’

Nambiya yüzde 80,2 ile cinsiyet eşitsizliğini en çok azaltan 8’inci ülke oldu.
Norveç
Norveç, WEF’in endeksinde ikinci sırada yer aldı ve ülkedeki cinsiyet eşitsizliğini yüzde 87.9 azalttı. Ayrıca 2021’deki Kadın Barış ve Güvenlik Endeksinde 1’inci sıradaydı.
Norveçli Thea Ringseth, yüksek sıralamanın tesadüf olmadığını ve cinsiyet eşitliğinin ülkede epey görünür olduğunu söylüyor: ‘‘Eskiden erkeklerin oturduğu koltuklarda şimdi birçok kadın var. Mesela son 8 yıldır başbakanımız kadın ve devletin üst kademelerinde birçok kadın var.’’
Nitekim Norveç, bakanlık pozisyonlarında kadın temsiliyeti en yüksek ülke. Ayrıca kadın okur-yazarlığında ve kadın çalışan sayısında birinci, gelir eşitsizliğinde ise 6’ncı sırada.
Ancak Norveç’in yüzde 100 cinsiyet eşitliğine ulaşamadığı toplumsal davranışlardan anlaşılıyor. ‘‘Çocuk hastalandığında hala kadının evde kalması bekleniyor. Ama bu Norveç’e özgü bir şey değil sanırım’’ diyor Ringseth. ‘‘Eğer kadınsanız, toplum eğitim, kariyer, sosyal ve ekonomik imkanlarınızı artırmanızdan hoşlanmıyor. Bunun yerine azimli, kariyer odaklı ve hırslı olmanızı istiyor.’’