‘Cinsel istismar’ düzenlemesiyle tecavüzcülere af getirilmediğini savunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ eleştirilerin düzenlemeyi çarpıttığını savundu.

Önerge, cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını öngörüyor. Meclis’e sunulduğundan bu yana tartışmaya yol açan önerge eğer bu haliyle yasalaşırsa, birçok hukukçunun vurguladığına göre istismar suçlularının evlenme şartıyla cezadan kurtulmasının önü açılacak.
TGRT Haber’e konuşan Bozdağ, AKP önergeyle ilgili, “Cinsel istismar suçunu işleyen kişi, halk tabiriyle ‘tecavüzcü’ mağdurla evlense dahi bu düzenlemeden yararlanamaz. Bu öneri tamamıyla cinsel istismar, halktaki ifadesiyle tecavüz fiiline muhatap olmayan aileleri kapsıyor” diye konuştu.
Önergeyi ‘mağduriyet’le savundu
Düzenlemenin ‘bir defaya mahsus’ yapıldığını belirten Bozdağ, çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarında hükümetin ceza sınırını 18 yıla çıkardıklarını kaydederek, AKP önergesini ‘mağduriyet’le savundu: “Aile baskısıyla genç yaşta evlenmek durumunda kalan kız bir anda hem eş hem anne, babasından olarak mağduriyet yaşıyordu. Bu arada bazı kadınların çocuğu da olabiliyor. Büyük bir dramla karşı karşıya kalıyoruz. Yaklaşık 3 bin civarında mağdur aile var.”
‘Suçun vasfı değişmiyor’
Adalet Bakanı, tecavüz suçlularına af getirilmediğini ileri sürdü: “Cinsel istismar suçunu işleyenlere, tecavüzcülere kesinlikle asla af getirilmedi. Kim bunu söylüyorsa milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyordur. Cinsel istismar suçunun vasfı değişmemektedir. Cezasında indirim de yapılmamaktadır. Aksine bu pakette, cezaları daha da katlanmış, artırılmıştır. Cinsel istismar suçunu işleyen kişi, halk tabiriyle tecavüzcü mağdurla evlense dahi bu düzenlemeden yararlanamaz. Bu düzenleme tamamıyla, cinsel istismar, halktaki ifadesiyle tecavüz fiiline muhatap olmayan aileleri kapsıyor.”
‘Kimseye af yok’
Önergeye yönelik hızla artan tepkilerin düzenlemeyi çarpıttığını ve saptırdığını iddia eden Bozdağ, şöyle devam etti: “Annelerinin, babalarının ve geleneklerin, yerleşik kültürün kurbanı olmuş kadın ile erkekleri bir defaya mahsus yaşadıkları mağduriyete son veren düzenlemedir. Düzenleme sadece aile baskısı ile evlendirilenlerin yaşadığı mağduriyetler nedeniyle… 16 Kasım 2016’dan önce işlenmiş suçlara ilişkin düzenlemedir. Gelecekte bu uygulanmayacaktır. Yargılamalar yine yapılacaktır. İkinci defa tekrarı da yoktur. Kimseye af yok.”
Ne olmuştu?
Önceki gece AKP’li vekillerin Meclis’e getirdiği ve salı günü tekrar görüşülecek önergede şu ifadelere yer verilmişti: “(2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkıdaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir.”
Kadın örgütleri karşı çıkıyor
AKP’lilerin ‘toplumun kanayan yarasına çözüm olacağı’nı savunduğu önergeye kadın örgütleri tek ses halinde karşı çıkıyor.
83 kadın örgütü, Meclis’e sunulan önerge için, “Kadın ve çocuklara ‘tecavüz hakkı’ verecek hiçbir yasayı kabul etmeyeceğiz!” derken, iktidarın kadın ve aile politikalarıyla yakınlığıyla bilinen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) de tasarıya dair çekincelerini sundu.
KADEM, tasarının diğer kadın örgütlerinin de belirttiği üzere istismar faillerinin cezasız kalmasının önünü açacağını belirtti: “Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun ‘kendi iradesi’ nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.”
Başbakan: ‘Tecavüze af’ değil
Başbakan Binali Yıldırım ilk açıklamasında, önergenin ‘tecavüze af’ anlamına gelmediğini savunarak, tepkileri ‘CHP’nin saptırması’ diye nitelemişti. Ancak Yıldırım daha sonra teklifin muhalefetle tekrar görüşülmesi için partisine talimat vermişti.