Bozdağ'a bir soru: Bakan mısınız general mi?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK değişikliklerini savunurken, “Biz de hata yaptık. Soruşturma veya kovuşturmanın muhatapları farklı olduğunda sesimizi biraz daha  gür çıkarmamız lazımdı” dedi. Bozdağ’ın özeleştirel sözleri, muhalif vekilleri tatmin etmedi. CHP’li Haberal, bakana, “Bugüne kadar olanların hesabını kim  verecek? Şu anda zindanda bir sürü insan işkence içinde. Benim dör yıl dört ayımın  hesabını kim verecek?” diye sordu. Özdağ’a bir türlü ‘Gülen Cemaati’ dedirtilemeyen söz düellosu karşılıklı ‘kına yakma’ dilekleriyle sona erdi…

TBMM Adalet Komisyonu’nda önceki gece milletvekillerinin HSYK teklifiyle ilgili soru ve eleştirilerini yanıtlayan Adalet Bakanı ile vekiller arasında şu diyaloglar geçti:

MHP’li Faruk Bal“Size aşırı yük ve yetki verildi. Yapacağınız yanlışlarla elbette bakan sıfatıyla ve müşterek mesuliyetle bütün Bakanlar Kurulu olarak Yüce Divan’a gidebilirsiniz. Size bakan olarak değil, apoletlerine yıldız takılan orgeneral gibi yetki veriliyor. Galip gelirseniz partinizin mareşali, mağlup olursanız yaptıklarınızın hukuk devletinde karşılığı olacak.”

Bozdağ: “Kehanet olarak görüyorum. Olmamış  olayları olacakmış gibi değerlendirip yorum yapmak bize yakışmaz. Biz ne yaparsak  milletin gözü önünde yapacağız. Her türlü denetime açığız.”

Bal: “İnşallah iki üç yıl sonra aynı sorunlar karşınıza çıkmaz.”

Bozdağ: “Ben bir sene  sonra yokum. Biliyorsunuz üç dönem var. Onun için çok rahatım. O zaman herkes  benim hakkımda daha rahat karar verir.” 

MHP’li Oktay Öztürk: “Anayasa değişikliği yaparken  öve öve bitiremiyorsunuz. HSYK size, memlekete ne yapmış haberimiz yok. Allah  rızası için bunu açıklayın, biz de öğrenelim.”

Bozdağ: “Biz de hata yaptık. Soruşturma veya kovuşturmanın muhatapları farklı olduğunda sesimizi biraz daha  gür çıkarmamız lazımdı. Bunun kendi adıma da bir eksiklik olduğunu söylüyorum. Keşke biraz daha Bekir Bozdağ olarak bu noktalarda, bugünden o gün daha gür sesle  yapılanlar karşısında sesimizi çıkarsaydık diye kendi kendime söylüyorum. Bu  yasayı çıkarırken o dönemde, HSYK’nın yaptıkları birtakım sıkıntılar doğurdu, tartışıldı, hakikaten ideolojik yapılanmadan herkes şikayetçi oldu. O dönemde biz  yargı ideolojilerin esiri olmasın, bir grubun, mensubiyetin, inancın veya  ideoloji ne olursa olsun… O düşünceyle getirdik. Getirdik yasayı koyduk,  yürürlüğe girdi. Yasaya, herkesin bir oy kullanmasını koymuştuk. Amacımız da bir  oy kullansın, herkes bu Kurul’da olsun, her renk olsun, ekipleşme olmasın,  uzlaşma olsun. Bizim niyetimiz bu ama ortaya çıkan durum; bir mensubiyetten başka  bir mensubiyete intikal oldu. Bir ideolojiden başka bir ideolojiye geçti. Biz bu  yapıyı gördük. Dün bunu yaptık diye, üç yıl önce yaptık diye bugün ısrar etmenin  Türkiye’ye faydası yok.”

CHP’li Süheyl Batum: “17 Aralık’a kadar bunu anlamadınız, yanlış yaptınız.”

MHP’li Celal Adan: “Bu ideoloji kim?  Bunu açıklamazsanız sıkıntıda kalırsınız.”

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: “Basın mensupları salondan çıkarılsın. Bakan bize bu ideoloji grubunun kim olduğu konusunda bilgi versin.”

CHP’li Mehmet Haberal: “Bugüne kadar olanların hesabını kim  verecek? Şu anda zindanda bir sürü insan işkence içinde. Benim dör yıl dört ayımın  hesabını kim verecek?”

Batum: “Bekir Bozdağ verecek. Yedi  yılın hesabını da verecek.” 

Adan: “Millet iradesini gasbeden ideoloji  grubunun ismini vereceksiniz. Kim bunlar, hangi ideoloji?”

AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli: “Herkes kanaatini  söyler ama kimseyi zorlayamazsınız.”

Batum: “Yasanın özü bu…  Söyleyin.”

Bozdağ: “Ne söylediğimi burada herkesin çok iyi anladığını ben biliyorum. Malumun ilanına gerek yok.”

Batum: “Hiç kimse anlamadı. Bir mensubiyetten, bir mensubiyete geçiyoruz. Ne  yaptığımızı da söylemiyoruz. Yüce Divan’a gideceksin.”

Bozdağ: “Sen de kına yakacaksın.”

Batum: “Dört yıl, yedi yıl yatanlardan sonra sen yakmışsın.”

Bozdağ: “Sözlerimi çarpıtmayın.”