Boğaziçi'nden üç ay daha uzaklaştırılan Prof. Tuna Tuğcu: Net bir gerekçeleri yok

MEHMET BARAN KILIÇ

@MehmetBaranKl

barankilic@diken.com.tr

Boğaziçi Üniversitesi’nde görevli ve okulun Bilgi Teknolojileri Kurulu (BTK) üyesi dört akademisyen, bir firmaya akademik personel, idari personel, öğrenci ve mezunların kişisel bilgilerini de barındıran dört veritabanına erişim hakkı verildiğini ortaya çıkarmıştı. Bunun üzerine dört akademisyen jet hızıyla okuldan üç ay süreyle uzaklaştırılmıştı. Akademisyenlerden üçü 8 Temmuz’da göreve iade edilmiş, BTK Başkanı Prof. Tuna Tuğcu’ysa göreve iade edilmemişti. Tuğcu, okuldan tekrardan üç ay daha uzaklaştırıldı.

Fotoğraf: Facebook

Boğaziçi Üniversitesi’nde görevli dört akademisyen iktidar yanlısı gazeteler tarafından fotoğrafları kullanılarak hedef gösterilmişti. Haberlerde akademisyenlerin ‘Bilgi İşlem Merkezi’ni (BİM) basarak bazı evrakları gasp ettiği’ iddia edilmişti.

Bilgi Teknolojileri Kurulu üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu, yazılanların aksine merkeze bir bilgi güvenliği zaafiyeti duyumu aldıkları için gittiklerini söylemişti. Tuğcu’nun aktarımına göre bir firmaya akademik personel, idari personel, öğrenci ve mezunların kişisel bilgilerini de barındıran dört veritabanına erişim hakkı verilmişti. Bir diğer firma da BİM’deki sunucuların yönetici şifresini istemişti. 

Söz konusu güvenlik açığını tespit eden akademisyenler kurul olarak riskleri Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne anlatmak istedi ancak rektörlük buna izin vermedi.

Kurul üyeleri, 10 Haziran Cuma öğleden sonra hiçbir haber verilmeksizin rektörlük tarafından görevden alındı, ardından kurul lağvedildi. 15 Haziran’da üyeler hakkında soruşturma açılmış ve 16 Haziran’da da okuldan üç ay uzaklaştırılmışlardı.

Üç akademisyen, 8 Temmuz’da göreve iade edilmişti ancak Tuğcu’nun uzaklaştırma kararı bozulmamıştı. Tuğcu, okuldan tekrardan üç ay süreyle uzaklaştırıldı.

‘Karar bölüm başkanlığına gitti, net bir gerekçe yok’

Diken’in sorularını yanıtlayan Tuğcu, kararın henüz kendisine tebliğ edilmediğini ancak bölüm başkanlığına kendisinin uzaklaştırıldığını bildiren bir yazı gittiğini söyledi. Tuğcu, yazıda, kendisinin uzaklaştırma kararının ‘kamu yararı’ nedeniyle alındığını söyledi.

2547 numaralı YÖK Kanunu’nun 53/B maddesine göre, okul, tekrardan uzaklaştırma kararı alabilir ama bunun için hakkında uzaklaştırma kararı alınan kişinin delilleri karatma şüphesi veya üniversiteye zarar verme potansiyeli olması gerekiyor.

Tuğcu, kararın kamu yararı değil zararına yol açacağını belirterek şunları söyledi: “Ortada net bir gerekçe yok. Sadece kamu yararından denilmiş. Delilleri karartacak durumda değilim çünkü tüm komisyonlar atıldım. Üniversiteye de zarar veremem. Yarın iki yüksek lisans öğrencisinin tez savunmaları var ama giremeyeceğim. Diğer yüksek lisans ve doktora öğrencilerimin tezleri de bu dönem aksayacak. Vermem gereken bir ders var, veremiyorum ki sırf ben verebilirim. Bunların hepsi öğrenciye, kamuya zarar.”

‘Soruşturmalar usulüne göre ilerlemiyor’

Tuğcu hakkında iki soruşturma devam ediyor. İlki 15 Haziran’da açıldı. 16 Haziran’da da okuldan uzaklaştırıldı ancak soruşturma açıldığını, uzaklaştırma kararı alındıktan sonra öğrendi. 29 Haziran’da da ikinci soruşturma açıldı.

Tuğcu, iki soruşturma için birer kez ifade verdi. İlk ifadesini 7 Temmuz’da verdi. Tuğcu ve diğer akademisyenler, soruşturma açıldıktan sonra yandaş basında hedef gösterilmiş ve Bilgi İşlem Müdürlüğü’nü basıp zorla belge aldığı iddia edilmişti. Yönetim de soruşturma gerekçelerinden biri olarak bu olayı göstermişti.

Tuğcu, ilk ifadesinde, bu nedenle soruşturma açılmasına rağmen kendisine bunun sorulmadığını söylüyor: “Soruşturma açılmasının asıl sebebi sözde bilgi işlemi basmam ama ifademde bu sorulmadı çünkü yalan olduğunu biliyorlar.”

Tuğcu, ayrıca, 29 Haziran’da açılan soruşturmanın kendisine ilk başta tebliğ edilmediğini ve bunu farklı kanallardan öğrendiğini söylüyor. Tuğcu, 7 Temmuz’daki ifadesinde soruşturucuya kendisi hakkında ikinci bir soruşturmanın açılıp açılmadığını sorduğunu ve cevap olarak “Açmadık, inceliyoruz” cevabını aldığını söyledi. Tuğcu, daha sonradan soruşturmanın kendisine tebliğ edildiğini ve tebligatta soruşturma tarihi olarak 29 Haziran yazıldığını söyledi.

Tuğcu, ikinci soruşturma için 4 Ağustos’ta ifade verdi. İkinci ifadesinde, 7 Temmuz’da kendisine söyleneni soruşturucuya söylediğini ve cevap olarak “Yanlış anlaşılma olmuş. İnceliyoruz derken ben dosyayı inceliyordum” denildiğini belirtti. Tuğcu, bir soruşturma komisyonuyla süreç içerisinde karşılaşmadığını ve ifadesini sadece bir kişiye, soruşturmacıya verdiğini söyledi.

Tuğcu’nun üç aylık uzaklaştırma cezası bitmek üzereydi. Yarın veya pazartesi tekrardan okula girebilecekti ama bu kararla giremeyecek.

YÖK Kanunu’na göre, açılan bir soruşturma iki ay içinde sonuçlandırılmalı. İki soruşturmanın de üzerinden iki aydan fazla süre geçti ama ortada bir sonuç yok.

‘Boğaziçililerin bilgilerini erişime açan rüşvet şüphelisi müdür’ haberimize sansür!

Hedef gösterilen dört Boğaziçili akademisyen okuldan uzaklaştırıldı

Hedef gösterilen Boğaziçili akademisyen: Kişisel bilgilere onaysız erişim tespit ettik