'Birileri Erdoğan'ı yanıltıyor': Sağlık turizmi verileri gizleniyor mu?

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği (THTC) Başkanı Dr. Köksal Holoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) sağlık turizmi verilerini doğru yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in 2021 sağlık turizmi gelirini 1 milyar 48 milyon 549 bin dolar olarak açıkladığını hatırlatan Holoğlu, “Bizim hesaplarımıza göre en az 6 milyar dolar” dedi.

Fotoğraf: AA

TÜİK verilerine göre, 2019’da 662 bin 87 ‘sağlık turisti’ geldi. Bunlardan 1 milyar 65 milyon 105 bin dolar tutarında gelir elde edildi. 2020’de pandemi nedeniyle, sağlık turizmi için gelenlerin sayısı epey düştü. 388 bin 150 hasta Türkiye’yi tercih etti ve gelir 548 milyon 882 bin dolara geriledi. 2021’de 642 bin 444 kişi sağlık hizmeti aldı ve 1 milyar 48 milyon 549 bin dolar bıraktı.

2022’nin ilk çeyreğindeyse 284 bin 577 kişi sağlık hizmeti almak için geldi ve 332 milyon 212 bin dolar gelir sağlandı.

Yine TÜİK verilerine göre yabancı hastaların en çok tercih ettiği klinik branşlar sırasıyla kadın ve doğum hastalıkları, iç hastalıkları, göz hastalıkları, tıbbi biyokimya, genel cerrahi, diş hekimliği, ortopedi ve travmatoloji, enfeksiyon hastalıkları ve kulak-burun-boğaz.

Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği’nin verilerine göre ise yabancı hastaların en çok tercih ettiği branşlar sırasıyla, saç ekimi, estetik ve diş, onkoloji, kalp damar cerrahisi, ortopedi ve diğer cerrahi branşlar, tüp bebek, organ nakli, fizik tedavi ve rehabilitasyon, çocuk hastalıkları ve diğer dahili branşlar.

TÜİK verileri yanıltıyor

Bu noktada TÜİK’in verileri önemli. Çünkü ilgili kurumlar bu verilere dayanarak plan yapıyor ve teşvik veriyor. Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini geliştirmek için 2019’da Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) de TÜİK’in söz konusu verilerini esas alıyor.

USHAŞ’ın görevi, uluslararası sağlık hizmetleri alanında Türkiye’de sunulan hizmetlerin tanıtımını yapmak, kamu ve özel sektörün sağlık turizmine yönelik faaliyetlerini desteklemek ve koordine etmek. Uluslararası sağlık hizmetlerine ilişkin politika ve stratejilerle hizmet sunum standartları ve akreditasyon kriterleri konusunda bakanlığa önerilerde bulunmak. Merkez ofisi Ankara’da, şubesi İstanbul’da bulunan kurumun hedefleri arasında, özel sektör dinamizmini kamu gücüyle buluşturarak Türkiye’yi dünyanın önde gelen katma değerli sağlık ihracatçılarından biri haline getirmek de var. Ancak kurum, beklentiyi karşılamıyor. 

‘Sağlık turizmi potansiyeli küçümseniyor’

THTC Başkanı Dr. Holoğlu, sağlık turizmiyle ilgili TÜİK verilerinin kesinlikle doğru olmadığını savunuyor: “Devlet, Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelinin farkında değil. Bu sağlıksız verilerle sağlık turizmi potansiyeli küçümseniyor, yetersiz gösteriliyor. TÜİK’e bakarsak, geçen yıl toplam 642 bin 444 sağlık turisti gelmiş. Halbuki saç ekimi için bile gelenlerin sayısı çok daha fazla, 750 bin civarında. Bizim tahminlerimize göre 2021’de TÜİK’in hesaplarının yaklaşık iki katı yani bir milyon 268 bin civarında sağlık turisti geldi.”

’50 milyar dolar gelir elde edebiliriz’

Saç ekimi turistleri bile tek başına en az 3 bin dolar bırakıyor. Tedavinin çeşidine göre, hastalardan 7 bin 500 dolardan 100 bin dolara kadar (organ nakilleri, kanser tedavilerinde) değişen oranlarda gelir elde ediliyor. Sektör, 2022’de hasta sayı ve gelirlerinin yüzde 30-40 oranında büyümesini bekliyor. Bazı branşlarda yabancı hastaların yatak talebini karşılayamadıklarını belirten Holoğlu, “Bu kapasiteye rağmen birilerinin amacı  ‘Bu işi önümüze alıp ne yapalım’ diyenlere, TÜİK’in rakamlarını  ‘Bu iş sizin zannettiğiniz kadar da büyük değil’ diye göstermek. Halbuki en iyi olduğumuz tek iş. Açık ara birinci olduğumuz bir işin Türkiye’de anlatılması ve pazarlanması konusunda perdeleme yapılıyor. Devlet potansiyelin farkında olsa, çok daha fazla desteklerdi. Dünyanın en kaliteli ve ucuz sağlık hizmetini üretiyoruz. Bunu pazarlayamamak kadar akıl dışı bir şey olamaz. Doğru yönetirsek Türkiye dört-beş yılda 50 milyar dolar sağlık turizmi geliri elde edebilir.”

‘Birileri pazarı büyütmek istemiyor’

USHAŞ’ın yanlış yönetildiğini söyleyen Holoğlu, “Birileri tarafından doğru yönetilmek istenmiyor. Rakamlar olduğundan küçük gösterilerek, bu konuda sayın cumhurbaşkanı yanıltılıyor. Birileri, kesinlikle USHAŞ’ı aktif hale getirmek, pazarı büyütmek istemiyor. Sektörde oyuncuların çoğalmasını, paylarına düşen pasta diliminin küçülmesini istemeyenler var. Oysa sektörün büyümesi, herkesin payının büyümesi anlamı gelir” dedi.

Teşvik kararları alınıyor ama uygulanmıyor

USHAŞ’ın kurulması sektörde heyecan yaratmıştı. Kurumun Türkiye’nin sağlık hizmetlerini yurt dışına pazarlamasını, reklam, ofis kurma gibi faaliyetler yapmasını bekleyen sektör, beklediği yardım ve desteği görememenin hayal kırıklığını yaşıyor. Holoğlu, “Ortada bir şey yok. Sadece teorik olarak bir birim var. Çok şey yapılabilirdi. Özellikle mi çalıştırılmak istenmiyor diye düşünüyoruz” dedi.

Devletin ‘kağıt’ üzerinde büyük teşvik verdiğini ancak uygulamada bürokraside ‘olağanüstü’ tıkanıklıklar olduğunu belirten Holoğlu, “Kırk dereden su getiriyorlar. Saçma sapan uygulamalar, yıldıran bürokrasi var” dedi.

Özel sektörün kendi çabasıyla sağlık sektörünü geliştirdiğini belirten Holoğlu, şöyle devam etti: “Sağlık turizmi böyle geliştirilmeseydi, bugün Türkiye’de mevcut özel hastanelerin büyük bir çoğunluğu kapatmak zorunda kalırdı. Asla ve asla dönemezlerdi. Cirolarında sağlık turizminin payı yüzde 50’nin üzerinde. Çok kritik ve desteklenmesi gereken bir alan. Sayın cumhurbaşkanımıza iletildiği gibi değil, daha gelişmiş bir sektör, daha büyük rakamlar söz konusu. Daha çok himaye edilmesi lazım. Güzel teşvik kararları alınıyor fakat aşağıda uygulanmıyor.”

Köksal Holoğlu.

Küçük kurumlar yok edilmek isteniyor

Sağlık hizmetlerinin yurt dışında geliştirilmesi ve pazarlanması için, bakanlıktan bağımsız bir kurul oluşturulması gerektiğini savunan Holoğlu, şöyle devam etti: “Son 20 yılda iki türlü sağlık bakanlığı gördük. Biri kamucu sağlık otoritesiydi. Diğeri bakan Fahrettin Koca’yla birlikte öne çıkan, büyük özel sağlık kuruluşlarını öne çıkaran otorite. İkisi de doğru değil. Ülkenin yüzde 80-90’ı özel hastane hizmeti alamayacak insanlar. Kamu hizmetlerini geri bırakmamak, bilakis geliştirmek lazım. Sadece büyük ölçekli sağlık kuruluşlarını önceleyen sağlık politikaları da doğru değil. Çok sayıda tıp merkezi, poliklinik var. Oldu bittiyle mevzuat değiştiriliyor. Metrekarelerle sağlık hizmeti ölçülmez. Kararlar alınmadan kurullar kurulsun, tartışılsın öyle çıksın istiyoruz. Bir gece bakıyoruz, yeni yönetmelik yayınlanmış. ”

Yabancı hastayı İstanbul’dan Samsun’a götürüyorlar

Türk sağlık sektörü son zamanlarda Avrupa’yla çok ilgileniyor. Farklı ülkelere yatırımlar yapıyor. Oralarda hem kendilerini tanıtıyor hem de kalitesini gösteriyor. İkinci hedefleriyse oradaki yatırımları üzerinden, Türkiye’ye hasta çekmek. 

Holoğlu fizik tedavi merkezleri Romatemin sahiplerinden aynı zamanda. Geçen haftalarda Karadağ’da bir klinik açtı. 

Peki Türkiye’de neden yatırım yapmıyorlar? Bu soruya karşılık Holoğlu, “Yapamıyorum, çünkü hastane açamıyorum. Şu anda İstanbul’da bir özel fizik tedavi hastanesi yok. Çünkü bakanlık fizik tedavi hastanesi ruhsatı vermiyor. Parayla da satın alamıyorsunuz. İstanbul’da 20 milyon insan var. İstanbul’a gelen sağlık turistini Bursa, Kocaeli, Samsun’daki hastanelere götürüyorum. Devletle oturup bu konuları konuşamıyoruz bile.”