Mekke Anlaşması, ABD emperyalizminin geleneksel stratejisinde bir değişikliğin ürünü. ABD, Çin’i dizginlemek için Asya Pasifik hattına odaklanırken Ortadoğu’daki kontrolünü bu tarz bağımlı ittifaklar üzerinden korumaya çalışıyor. Washington artık dünyanın her yerinde yükünü ekonomik, siyasi ve askeri olarak bölüştürmek istiyor. Mekke Anlaşması gibi bölgesel alt ittifaklar da, NATO’nun güncellenmesi gibi, bu stratejinin yeni uzuvları. Dolayısıyla “İslam NATO’su” ya da “Doğu’nun NATO’su” şeklinde tanımlamalar oldukça yerinde. Trump da anlaşmayı büyük bir memnuniyetle karşılayarak Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ı tebrik etti. Mekke Anlaşması aynı zamanda ABD, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin İbrahim Anlaşmaları’nın da tamamlayıcısı niteliğinde. Bağımlılık ilişkisine daha “İslami” bir boyut katarak Çin ve Rusya’nın etkisini kırmayı amaçlıyor. Çok tanıdık bir taşeronluk hikâyesi…