Eskişehir başta olmak üzere bazı bölgelerde tespit edilen nadir toprak elementleri, Türkiye’yi enerji ve savunma teknolojileri açısından stratejik bir konuma taşıyabilecek nitelikte. Neodimyum, lantan ve benzeri elementler; rüzgâr türbinlerinden elektrikli araç motorlarına, radar sistemlerinden yüksek hassasiyetli elektroniklere kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Çin’in bu alandaki hâkimiyeti, son yıllarda ABD ve Avrupa’yı ciddi biçimde tedirgin ediyor. Türkiye, doğru sanayi ve diplomasi hamleleriyle bu denklemde dengeleyici bir aktör olabilir.
Benzer şekilde, toryum rezervleri Türkiye’yi uzun vadeli enerji tartışmalarının doğal bir parçası haline getiriyor. Bugün için toryum bazlı nükleer santrallerde ticari ölçekte yaygın değil. Ancak orta ve uzun vadede daha güvenli ve daha düşük atık üreten reaktör teknolojileri gündeme geldikçe, bu madenin stratejik değeri daha görünür hale gelecek.
Türkiye açısından mesele “Hangi madene sahibiz?” sorusundan çok “Bu madeni hangi stratejiyle yöneteceğiz?” sorusunda düğümleniyor. Bor, nadir topraklar ve toryum; doğru bir çerçeveyle ele alındığında yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir kaldıraç işlevi görebilir.