1915 konuşmasına gelirsek, Davutoğlu Türklerin soykırımla suçlanmasına şöyle cevap verdi: “O zaman biz de Katolik tarihinin dosyalarını açar[ız]. Afrika’da, Asya’da neler yapıldığını, o otantik kavimlerin nerelere kaybolduğunu sorarız. Nerede Avustralya’daki Aborjinler, nerede Kızılderililer, nerede Afrika kabilelerinin birçoğu?” (link).
Batılılarda günahın mebzul olduğu kesin de, başka günahların bizimkilere deterjan olabileceği o kadar kesin değil. Üstelik, olay söylediğinden çok farklı. Keşke sayın başbakan bi telefon etseydi de, bahsettiği olaylarda devletlerinözür yayınlayıp olayı bitirdiklerini arz etseydim. (Cezayir’den özür dilemeyen Fransa hariç; o da kendi Yahudilerinden 1995’te diledi).
Çok uzun bir paragraf oldu çünkü bütün akıllı ve onurlu devletler özür diliyorlar. Kısaca bitireyim: Günahkarlardan iyot gibi bi tek “biz” açıkta kaldık. Kendi kendimizi aldatıp sürekli mariz yiyip duruyoruz.