ODTÜ Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Tayfun Atay, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimler sonrası ‘balkon konuşması‘nı değerlendirdiği yazısında, “Balkonda el ele tutuşup yükselen kollar, ‘Beyaz Müslümanlar’ın kollarıdır” yorumunu yaptı.
Atay Radikal gazetesinde yayımlanan ‘Balkondaki ‘beyaz’lık’ başlıklı yazısında, muhafazakâr kesim arasında da zenginleşmeyle birlikte sınıfsal ayrışma yaşandığını ancak ‘beyaz Türk hıncı‘nın bu durumu şimdilik ‘gizlediğini‘ yazdı.
‘Beyaz Müslümanların kolları’
Sosyolog Atay’a göre, balkon konuşması ne ‘yuva’nın badireyi atlatmasının ferah gururu’nun, ne de yolsuzluk iddiaları sonrası ‘aile bireylerini aklanmış göstermeye çalışırken bir kaygının farkında olmadan dışa vurulması‘ydı. Atay’a göre, balkon fotoğrafının dindar-muhafazar kesim için sembolik bir önemi vardı: “Türkiye’de dindar-muhafazakâr kesimin sosyal, politik, ekonomik bağlamda kat ettiği yolu ve geldiği noktayı işaret eden bir ‘hatıra fotoğrafı’ olarak da okunabilir bu!.. Lâfı dolandırmayalım: Balkonda el ele tutuşup yükselen kollar, ‘Beyaz Müslümanlar’ın kollarıdır.”
Dindarlar arasında sınıfsal ayrışma
Atay, ‘nereden çıktı bir de bu Beyaz Müslümanlar’ diyecekler için dindar-muhafazakâr kesim arasında zenginleşmeyle ortaya çıkan sınıfsal ayrışmaya dikkat çekti: “… Öte yandan gayet iyi biliyoruz ki Özal döneminden itibaren sessiz sedasız başlayıp süregelen dindar-muhafazakâr zenginleşme (burjuvalaşma), RP’den AKP’ye bugün gelinen noktada tam anlamıyla semeresini vermekte. Artık burada da bir sınıfsal ayrışma (tabakalaşma) var…”
‘Beyaz Türk hıncı’ sayesinde göze batmıyor
Radikal yazarına göre, bu tabakalaşmanın ‘Müslüman gözlere batmamasının‘ nedeni de şu: “… ama toplumun seküler kesimine yönelik hanidir süren ‘kültürel’ teyakkuz hali içinde bu çok sorunsallaştırılmıyor. Ve o yüzden ‘yekpâre’ bir seçim coşkusu içinde ‘Balkon’da teksif olmuş muazzam zenginlik, Müslüman gözlere batmıyor. Çünkü bu gözler, hâlihazırda ‘Beyaz Türkler’ diye yaftalanmış insanlara hınç dolu bakışlarla dikilmiş durumda.“
‘Eylem yapanlar ‘beyaz’ değil’
Atay’ın, ‘Beyaz Türk hıncı‘na bir eleştirisi de vardı: “Sokakta oylarının çalındığı, yakıldığı, yanlış sayıldığı gerekçesiyle eylem yapanlarda bir ‘Beyazlık’ olduğunu sanıp öfkelenenler, mutlaka bir gün ‘balkondaki Beyazlığı’ da fark edecektir.”
‘Balkondakiler’i ‘aşağıdakiler’e kültürel kod yaklaştırıyor
AKP’ye son dönemde getirilen otoriterleşme eleştirileri konusunda da dikkat çekici bir tespiti var Atay’ın. ODTÜ öğretim görevlisi, ‘Beyaz Türkler’in kendi dışlarında kalan dindar veya seküler ‘aşağı-yoksul’ kesimlerle azami düzeyde kod uyuşmazlığı’ yaşadığına işaret edip şu yorumu yaptı: “‘Beyaz Müslümanlar’ın ‘Müslüman yoksulluk’la arasında böylesi ‘bariz’ bir kültürel kod uyuşmazlığı yok. Aksine ortak alan, hem söylem hem pratik olarak çok geniş. Tüm o rüşvet-yolsuzluk iddialarına ‘taban’dan ses gelmemesi biraz da bu ‘kültürel kod’ uyarlılığıyla açıklanabilir. Aynı şekilde, ‘Balkondakiler’le ‘Aşağıdakiler’i farklı bir yaşam tarzında ısrar edenlere yönelik ‘Beyaz Türkler’ ‘şeytanlaştırması’nda buluşturan totaliter dinamik de bundan diye düşünülebilir.“
