Bakanlık boğmaca vakalarını gizliyor: İşte belgesi

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Diyarbakır’da son bir ayda 32, 42 ve 65’er günlük üç bebek boğmacadan öldü. İki bebeğinse hastanede tedavisi sürüyor. Türkiye’de artan aşı tereddütü ve reddinin bedelini bebekler ve çocuklar ödüyor.

İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Fotoğraf: Diken

Kızamık salgını ve yol açtığı ölümlerin ardından şimdi de yine aşıyla önlenebilir boğmacayla karşı karşıyayız. Hekimler artan boğmaca vakaları ve ölümlere dikkat çekiyor.

Diken’in elde ettiği belgeye göre Sağlık Bakanlığı testi pozitif çıkan ve boğmaca tanısı konan hastaları gizliyor.

Belgelerden ilkinde 11 yaşındaki hasta çocuğa yapılan laboratuvar testlerinde boğmaca etkeni olan ‘bordetella pertussis’ bakterisinin tespit edildiği görülüyor. Hekim hastalığı, bakanlığa bildiriyor. Çünkü boğmaca bildirimi zorunlu hastalıklar arasında. Ancak ‘sihirli bir el’ e-nabız sisteminde tanıyı nezle, üst solunum yolu enfeksiyonuyla değiştiriyor. Böylece boğmaca vakaları, resmi kayıtlara girmiyor. Bakanlık açısından en azından ‘kağıt üstünde’ sorun olmaktan çıkıyor. Ancak kliniklerde hastalara tanı koyan ve tedavi eden hekimler endişe içinde.

Bakanlık kızamık vakalarının toplam sayısını da açıklamıyor. Ülke verilerine, Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilen rakamlardan ulaşılabiliyor. Hatta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kızamık vakalarıyla ilgi salgın ve ölüm iddiaları üzerine sosyal medyasından açıklama yaparak iddiaların asılsız olduğunu öne sürmüştü. Koca ölümleri başka sebeplere bağlamıştı.

Bakanlık filyasyon yapacak

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü önümüzdeki pazartesi günü söz konusu beş vakayla ilgili filyasyon çalışması yapacak. Aileleri evlerinde ziyaret ederek kaynağı araştıracak.

Aşılama programlarının başarılı ve etkili olması, yani toplumsal bağışıklık için aşılama oranlarının yüzde 95’in altına düşmemesi gerekiyor. Oranın altına düşülmesi halinde, hastalık yapıcı özelliği daha yüksek ‘vahşi mikrop’lar dolaşıyor. Aşıların etkisi azalıyor. Bu nedenle aşılı çocuklar da hastalanıyor. Hatta bazen ağır geçiriyorlar. Aşısız çocuklarsa hastalanmamayı ya da ağır hastalık geçirmemeyi aslında aşılı çocuklara borçlu.

Bebekler aşılanmayanlar yüzünden öldü!

Boğmaca akciğerlerde meydana gelen ve özellikle küçük çocuklarda ağır seyreden akut bir bakteriyel enfeksiyon. Her yaştan insanı etkileyebilse de daha çok beş yaşından küçük çocuklarda görülüyor. Tedavi edilmediği takdirde öksürük nöbetleri sırasında beyne oksijen gitmediği için beyin hasarı bırakabilir. Ölümlere yol açabiliyor.

Bebeklere boğmacanın da yer aldığı karma aşının ilk dozu ikinci ayın sonunda, ikinci ve üçüncüsü dozlarıysa ikişer ay arayla yapılıyor. Yani üç bebek küçük oldukları için, henüz boğmaca aşısı şansını yakalayamadan etraflarındaki aşısızların bulaştırdığı hastalık yüzünden öldü. Ölen üç bebeğin yanısıra şu anda yine Diyarbakır’da iki boğmacalı bebek daha hastanelerde yatıyor.

Diyarbakır Tabip Odası, ilde boğmaca vakalarında artış yaşandığını açıklamış, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırmıştı. Başka illerdeki kliniklerde de boğmaca vakaları tanı alıyor. Ancak bakanlık bugün kadar konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmadı.

Aşı reddi ve tereddüdü dalga dalga büyüyor

İstanbul Tabip Odası’nda dün düzenlenen basın toplantısında Koca, görevini yapmaya davet edildi. Onlarca yıl süren ve tüm yurda yayılan bağışıklama çalışmalarının sonuç verdiğini ancak gelinen noktada bu çabanın heba edildiğini belirten oda yönetim kurulu üyesi Dr. Emrah Kırımlı şöyle devam etti: “2024’te bebeklerimizin yine boğmaca nedeniyle öldüğünü öğreniyoruz. Kızamık Türkiye’nin dört bir yanında binlerce çocuğumuzu hasta ediyor, hastanede yatmaları gerekiyor. Yıllardır defalarca uyardığımız halde Sağlık Bakanlığı toplumun sağlığını korumayı düşünmüyor. Bugün geldiğimiz noktada ülkemizde aşıyla önlenebilir hastalıklardan dolayı bebeklerimiz ölüyor. Aşı tereddüdü ve aşı reddi dalga dalga büyüyor.”

Bakanlığın pandemide yaptığı gibi hastalıkları ve verileri gizlediğini belirten Kırımlı, “Öksürüğü ve nefes darlığı olan ve hatta hastalığın etkeni laboratuvar verileri gösterilmiş olan çocukların bile tanısını gizliyor” dedi.

Kocaya hatırlatma: Sen çocuk hastalıkları uzmanısın, gerekeni yap!

Covid aşıları döneminde ayyuka çıkan bilgi kirliliği ve doğru bilginin toplumdan gizlenmesi nedeniyle aşıya karşı tereddüdün arttığını vurgulayan Kırımlı şunları söyledi: “Sağlığı ticarileştiren, tedavi edici yaklaşımı her ne pahasına olursa olsun körükleyen yaklaşım nedeniyle yurttaşlarımız sağlığından oluyor. Oysa Sağlık Bakanlığının görevi toplumun sağlığını korumak, topluma doğru ve güvenilir bilgiyi ulaştırmak. Biz ne yazık ki Sağlık Bakanlığının gündemi değiştirmek ve toplumu bilgisiz bırakmak için açıklamalarımız üzerine kafa karıştırıcı konuşmalar yapacağını biliyoruz. Aşı tereddütünü yaratan budur. Yurttaşlarımız kime ve neye inanacağını bilemiyor. Bu kafa karışıklığı içinde çocuklarını korumak isterken onları aşı ile önlenebilir hastalıklara karşı korumasız bırakıyorlar.”

‘Bakanlık korumak istemiyor’

Kırımlı en çok korumak istedikleri ve bunun için en çok uğraştığı çocuklar, bebekler, yaşlılar ve ağır hastalığı olanların aşıyla önlenebilir hastalıklar nedeniyle hastaneye yattığını ve hayatını kaybettiğini anlattı: “Sağlık Bakanlığının politikalarının istediği de bu. Daha çok hastalanmamız, daha çok hastaneye yatmamız, daha çok yoğun bakım yatağının dolu olması. 2024’de bebekler boğmaca nedeniyle ölüyorsa, kızamık nedeniyle yoğun bakımda kalıyorsa, sarılık nedeniyle hastaneye yatıyorsa bunun sorumlusu Sağlık Bakanı. Ülkemizde aşı reddi/aşı tereddüdü giderek artıyorsa bunun sorumlusu da o. Bir çocuk hekimi olan Sağlık Bakanı bu konuda tek kelime konuşmuyor. İki yıldır kızamık salgını ile boğuşuyoruz bunu önlemek için yapması gereken tek şeyi yapmıyor, toplumun aşı tereddütünü gidermiyor. Bugün geldiğimiz noktada aşı tereddüdü sağlığını tehdit ediyor. Takip ettiğimiz hastalarımızı, bebeklerimizi, çocuklarımızı, gebelerimizi kaybediyoruz.

‘Bebek ve çocuklar için önemli aşılar zorunlu olmalı’

TTB adına konuşan aile hekimi Recep Koç, Koca’ya seslendi: “Siyaset yapmayın. Artık görevinizi yapın. Aşı konusu hem bizler hem de gelecek nesiller için önemli. Her aşı olmasa bile ama bebek ve çocuklarımız için önemli aşıların zorunlu yapılması için yasal düzenlemeler getirilmeli.”

Birlik ve Dayanışma Sendikası 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Tapduk Mehlepçi, mayısın son iki gününde aile sağlığı birimlerinde, 5 bin top A-4 kadar ıslak imzalı aşı reddi belgesi toplandığını söyledi. Mehlepçi ret artışlarından aile hekimlerinin sorumlu tutulmasını eleştirdi.