Bahçeli'den yeni yıl mesajı: Çalkantılı bir yılı geride bırakıyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2025’in en önemli olaylarından birinin ‘terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı PKK’nın silah bırakma süreci olduğunu söyledi.

Yeni yıl mesajında Türkiye’de düşen Libya jeti ve insansız hava araçlarını (İHA) da hatırlatan MHP lideri “Akıllara çok soru getirmektedir” dedi.

Devlet Bahçeli. Fotoğraf: AA

Aralıkta beş gün içinde (15,19 ve 20 Aralık) Türkiye hava sahasında üç İHA düşürülmüştü. İHA’lardan ikisi Balıkesir ve Kocaeli’de düşürülürken diğerinin (15 Aralık’ta düşen) tam konumu açıklanmamış, Milli Savunma Bakanlığı bunun ‘meskun mahal’de düşürüldüğünü duyurmuştu.

23 Aralık’ta Ankara’nın davetiyle Türkiye’ye Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad ve beraberindeki yedi kişiyi taşıyan özel jet, Haymana ilçesi civarında düşmüştü. Jetteki sekiz kişi de hayatını kaybetmişti.

Daha önce ‘düşündürücü’ bulmuştu

Bahçeli jet düştükten sonraki ilk açıklamasında da olayı ‘düşündürücü’ bulmuştu. Yeni yıl mesajında da bu konuya değinerek söylemlerini yineledi.

Suriye’ye dair de mesaj veren Bahçeli’nin X’teki açıklaması özetle şöyle:

* Nice zorluk ve ağır sınamaların yaşandığı, bunun yanında günbegün tahkim edilen huzur ve umut havasıyla sistematik bir plan dahilinde tedavüle sokulan karanlık hesap ve heveslerin karşılıklı olarak mevzilendiği çalkantılı bir yılı geride bırakıyoruz.

* Çevremizde ateşle ve savaşla ihata edilen fırtınalı bir kuşağın sertleşmesine değil, barış ve huzurla pekişmiş, kaynaşma ve kucaklaşmayla bezenmiş kalıcı yumuşama ve dostane ilişkilerin hakimiyetine ihtiyaç çok fazladır.

‘Suriye’de belirsizliğin koyu sisinin dağıtılması hayat memat konusu’

* Bu kapsamda özellikle Suriye’de belirsizliğin koyu sisinin dağıtılarak iç uyum, barış ve istikrarın kökleşmesi hayat memat konusudur.

* SDG/YPG’nin İsrail’in tetikçisi, uzaktan kumanda edilen, yemlenip imkansız hayallere itilen kuklası olmak yerine Suriye’nin 10 Mart mutabakatına müzahir bir parçası olması herkesin ortak menfaatinedir.

* Aksi halde Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik damarını tarumar edecek her münafık mülahaza ve müzmin hazırlığın sonu fail ve figüranları için vahim olacaktır.

‘Terörsüz Türkiye’ süreci

* 2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz ‘terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesi; soyut, sözde, ayakları yere basmayan düşünce israfı yerine somut adımların birer birer gerçekleşmesidir.

* ‘Terörsüz Türkiye’ seferberliğinden ürken ve korkuya kapılan muhasım ülkelerin istihbarat aparatı ve cinayet makinesi olan DEAŞ terör örgütünün kanlı provokasyonları, uyuyan hain hücrelerin dürte dürte uyandırılması dikkatle takip edilmeli ve milli güvenliğimizin bütün koruma kalkanlarıyla mücadeleyi gerekli kılmaktadır.

* Adı, kaynağı, gayesi, ürediği veya üretildiği bataklığı ne olursa olsun terör örgütlerine hayat ve varlık hakkı tanınmayacaktır.

* Tarihi bir beka meselesi olan bu azim ve kararlılık beyanının sonucu olarak terörizmin ve terör örgütlerinin aziz vatan topraklarında tutunmasına karşı olağanüstü ve acımasız bir eylem planlaması inanıyorum ki yapılacak ve sahaya sürülecektir.

Düşen İHA’lar ve Libya jeti

* Bilhassa Türkiye’ye karşı tertip edilen, meselenin can sıkan yönü olarak da sürdürülebilir şekilde ilerletildiği anlaşılan psikolojik ve stratejik harbin iç yüzünü çok boyutlu okumak, hayatın her alanına sıçrama ve sirayet etme ihtimali bulunan örtülü operasyonlarla istihbarat saldırılarına teyakkuz halinde mukabele etmek mutlak bir mecburiyettir.

* Balıkesir, Çankırı ve Kocaali’nde düşen/düşürülen insansız hava araçları, Libya genelkurmay başkanını ve Libya heyetini taşıyan özel jetin düşüşü akıllara çok soru getirmektedir.

* ‘Terörsüz Türkiye’ menziline yaklaştıkça tahrik ve tahribat arayışlarının da artması beklenmelidir.

‘Bir ahlaki vazife’

* Bu itibarla milli birlik ve kardeşliğimizin çok daha güçlenmesi, Türk ile Kürt arasına ekilmek istenen nifak tohumlarının sabır ve sebatla çürütülmesi ortak kaderimizin ortak kedere dönmemesi için adeta farz-ı kifaye mertebesinde bir ahlaki vazifedir.

* Muhalefetin sağduyulu ve sorumlu bir dil kullanması, Türkiye ve Türk milleti paydasında buluşup birleşmeleri milli kimliğimizin, milli geleceğimizin, demokrasi onurunun, tarihi müktesebatımızın ve kültürel zenginliğimizin yüklediği bir ödevdir.

* Bu ödevin ihmal ve inkarı halinde siyasal, toplumsal ve egemen varlık ekseninde zincirleme reaksiyonlar doğacaktır.

* Türk milletinin hassasiyetlerini kaşıyan, hukukun özü ve amacı olan adalet duygusunu tartışmaya açan, ahlaki ve manevi değerleri yıpratıp yıkıma uğratan gündemdeki soru ve sorunların 2026 yılında köklü çözüme kavuşturulması elzem ve ertelenemez bir hedef olmalıdır.

‘Temiz insan, temiz toplum milletimiz için var oluş meselesi’

* Türkiye bahis çetelerinin, şike kumpasına bel bağlayan alçakların, ünlüsüyle ünsüzüyle uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının altında kıvranacak, buna tahammül edecek, göz yumacak, duyarsız kalacak bir ülke değildir.

* Temiz insan, temiz toplum, temiz gelecek, temiz hayat milletimiz için var oluş meselesidir.

* Bu gayeyi perdelemeye veya pert hale getirmeye kim ya da kimler heves ediyorsa bedelini çok katı şekilde ve her yönden ödemelidir.

* Bohem ve buruşuk hayatların, ahlaksız ve edepsiz ilişki ağlarının, manevi erozyonların, akıl ve vicdan tutulmasının göstergesi olan pis, iğrenç ve kirli münasebetlerin 2026 yılında devasa ahlaki ve insani reformlarla aşılması ve ayıklanması Müslüman Türk milletinin arzusu ve şeref bahsiyle izah edilecek amacıdır.

* Eskilerin ifadesiyle, eshab-ı namus timsallerinin, yani namuslu insanların sesinin çıkamadığı, bunun yerine devrik, bitik ve yitik bir hayatın şımarık, medyatik, sonradan görme tiplerinin anıldığı ve öne çıkarıldığı bir ülke ve toplum düzeni şüphesiz sağlıklı değildir.

* Türkiye’nin son zamanlarda maruz kaldığı skandallardan 2026 yılında tamamıyla arınarak yeni yüzyıldaki varlığını daha kuvvetli izhar etmesi için Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın yanında her siyasi parti, sivil toplum kuruluşu, üniversiteler, gönül ve bilim insanları müşterek bir sorumluluğun paydasında tek yürek olmalıdır.

‘Türkiye hepimizin’

* Türkiye hepimizindir, Türk milleti hepimizin göz bebeği ve istikbalin mimarıdır. Her insanımız değerli ve saygındır.

* Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine mugayir ve muhalif tavır, tutum ve davranışların iç enerjimizi tüketeceği, manevi cephemizde gedikler açacağı asla unutulmamalıdır.

Bahçeli ‘uçak kazası’nı ‘düşündürücü’ buldu

Libya genelkurmay başkanını taşıyan jet ‘elektrik arızası nedeniyle’ acil durum bildirmiş

Libya başbakanı duyurdu: Ankara’da uçağı düşen Genelkurmay Başkanı Al-Haddad hayatını kaybetti