MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ‘söylediği her şeyin arkasında‘: “Silah varsa siyaset yoktur.”

Bahçeli 1 Ekim’deki Meclis açılışında DEM Partililerle tokalaşmış ve şöyle demişti: “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım.”
MHP lideri 22 Ekim’de de ‘hodri meydan’ diyerek şöyle konuşmuştu: “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütünün lağvedildiğini haykırsın.”
Ardından DEM Partili Mardin, Batman ve Halfeti belediye başkanı görevinden alınmış, Bahçeli’yse yerine kayyım atanan belediye başkanlarına ‘sabır olmaları gerektiklerini’ söylemiş ve Öcalan’a çağrısını yinelemişti.
Bugün partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli “DEM‘in silahtan ve terörden uzaklaşmaya yanaşmaması, tacizlerini yaygınlaştırması elbette TCK gereğince ele alınmalıdır” diyerek ‘bu konunun Kürtlerle hiçbir yakınlığı olmadığını’ söyledi.
Bahçeli’nin açıklamaları özetle şöyle:
* Trump’ın ilk döneminden farklı profil sergilemesi iki ülkenin de hayrınadır. Siyaset denkleminde ikili veya çoklu diyaloglarda köklü dostluk ve düşmanlıktan bahsetmek kabul edilemez. Asıl doğru milli çıkarlarımızdır.
‘Şiddet varsa sevgi ve barış dili kup kurudur’
* Bölücü terör örgütü için son yaklaşmıştır. Silah varsa siyaset yoktur. Şiddet varsa sevgi ve barış dili kup kurudur. MHP milli birlik ve kardeşliğin yanındadır.
‘Yeni yetme siyaset dönekleri’
* Ülkücülüğümüzü sorgulamaya vatanseverliğimizi tartıya çıkarmaya teşebbüs eden yeni yetme siyaset döneklerine kalbimizdeki dava aşkının bir günlük sadakasını versek alayına yetecek. Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız, utanacak sıkılacak ve mahcubiyet duyulacak bir açığımız yoktur.
‘Kürt kardeşlerimizle kucaklaşıyoruz’
* Biz gelecek seçimlerin hesabını değil gelecek nesillerin süper güç Türkiye’sinin hedef ve hesabındayız. Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız. Biz gelecek seçimlerin hesabını değil, gelecek nesillerin hesabı içindeyiz. Torunlarımızın aynı felakete maruz kalmasını istemiyoruz. Terörün bitmesi milli ülküdür. Vatan tehdit altındayken oy düşünmeyiz. Kürt kardeşlerimizle kucaklaşıyoruz. Kara kampanya sahipleriyse sorunlardan besleniyor. Terör bitecek bölücülük tasfiye edilecektir.
DEM Parti için ‘TCK’ çağrısı
* Belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasından sonra CHP’yle DEM’in nasıl da tek yumurta ikizine dönüştüğü görülmüştür. Şeyh Sayit ve Seyit Rıza yaşadıkları dönemin hainleridir, bölücü teröristleridir. Cumhur, cumhuriyet ve devlet düşmanlarının hak ettikleri şekilde de cezalandırılmışlardır. DEM‘in silahtan ve terörden uzaklaşmaya yanaşmaması, tacizlerini yaygınlaştırması elbette TCK gereğince ele alınmalıdır. Konununsa Kürt kardeşlerimle hiçbir illiyet yakınlığı yoktur.
‘Allah’tan da mı korkmadınız?’
* CHP’li belediyelerin konser şölenlerine hazine kaynaklarını peşkeş çekmeleri, sıra vatandaşa gelince bir tas çorbayı reva görmeleri kepazeliktir. Neymiş bir sanatçıya ödenen 65 milyon değil de 45 milyonmuş. Hadi halkımızdan utanmadınız, Allah’tan da mı korkmadınız? Belediye başkanlarının işi gücü bırakıp bugünden cumhurbaşkanlığı adaylığına soyunmaları İstanbul ve Ankara’ya nankörlüktür. Milletimiz bu iş bilmez kifayetsiz muhterislere muhtaç olmamalıdır.
* Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda ayak bağları çözülüp atılacaktır. Milli hedefleri maksimize edip iç ve dış tehditleri minimize etmek ortak görevimizdir.
‘ Türkiye’de kimse ikinci sınıf muamelesi görmemiştir’
* Bugüne kadar Türkiye’de kimse ikinci sınıf, öteki muamelesi görmemiştir; kimse bu ülkenin zencisi sayılmamıştır. Türkiye etnik ve mezhebi toplulukların gevşek koordinasyonuyla kurulmadı. Ne Kürt kardeşlerimiz ne Alevi kardeşlerimiz göz ardı edilecek değersizliğe havale edilmemiştir.
* Amacımız, acımız kadar geleceğimiz, dostumuz, düşmanımız da birdir. Barışın savunma siperlerinin insanların kafasında kurulması gerekir. Kafa kayaya verip birbirimize sarılıp nifak cephesini yerle bir etmeliyiz.