Gaziantep’te yaşayan Müslüm Aslan’ın, iki kardeşinin önünde dövdüğü dokuz yaşındaki kızı Ceylan, yoğun bakımda, dört gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti.

Bir yıl önce eşi Rukiye Aslan’ı bıçakladığı için cezaevine giren ve kısa süre önce tahliye olan 33 yaşındaki Müslüm Aslan, babaevine dönen eşinden üç çocuğunu alarak evine götürdü. Hortumla dövdüğü Ceylan yere yığılarak hareketsiz kalınca 155’i aradı. Çocuğunu darp ettiğini belirterek adresini verdi. Diğer çocukları yedi yaşındaki Yusuf İlker ve beş yaşındaki Bünyamin’i kendisinden boşanmak için dava açan Rukiye Aslan’a bıraktı.
Eve giden polis, kanlar içindeki Ceylan’ı ambulansla hastaneye kaldırırken kaçan babayı bir parkta yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltındaki sorgulamasının ardından adliyeye sevk edilen Müslüm Aslan tutuklandı. Ceylan’ın cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Kızının ölümünün ardından iki oğluyla babaevinde yaşamını sürdüren Rukiye Aslan, Müslüm Aslan’dan evlilikleri süresince sürekli şiddet gördüğünü belirterek şunları söyledi: “Eşim beni daha önce sürekli dövüyordu. Geçen yıl Ramazan ayında boğazımı makasla keserek beni darp etti. Ben de çocuklarımı alarak babamın evine geldim. Ölümden zor kurtuldum. Boşanma davası açarak şikâyetçi oldum. Polisler, bunun üzerine Müslüm’ü yakalayarak cezaevine koydular. Çıktıktan sonra bana ‘Barışalım sorunları halledelim’ dedi ama kabul etmedim.”
Müslüm Aslan’ın cezaevinden çıktıktan sonra çocukları birkaç günlüğüne görmek için yanına almak istediğini, kendisinin de izin verdiğini anlatan Rukiye Aslan, “Çocuklarıma sürekli şiddet uyguluyormuş. Kızımı, ‘Annen buraya geldi mi yalan söyleme’ diyerek dövmüş. Kollarından duvara asmış, sonra hortumla döve döve bayıltmış. Yıllardır bana ve çocuklarıma hayatı zindan eden bu caninin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.”
Olay anında evde olan ve ablasının yaşadıklarını anlatan Yusuf İlker Aslan ise şunları söyledi: “Babam ellerimize tahtayla vurdu. Ablamı duvara asarak, hortumla dövdü. ‘Anneniz eve geldi mi’ diye sorup ablamı ve beni dövdü. Sonra beni ve kardeşimi alıp, annemin evinin önüne getirdi. Sürekli bize balta gösterip, kolumuzu keseceğini söylüyordu.”