Eski Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım, son seçimde Ali Koç’un aldığı 16 bin 464 oydan bir fazla imza toplanırsa başkanlığa aday olabileceğini açıkladı.

Süper Lig’de şampiyonluğu kaybeden Fenerbahçe’de Ali Koç yönetimi seçimli olağanüstü kongre kararı almıştı. Kongrenin eylülde yapılması planlanıyor. Sezon çoktan başlamış olacağı için kongrenin zamanlaması eleştirilmişti.
Koç, 22 Mayıs’ta Yıldırım’a ‘nezaket’ ziyaretinde bulunmuştu.
Yıldırım bu görüşmeyi de hatırlatarak kendisini ‘sorumluluk almaya’ davet eden kongre üyelerine Koç’un seçildiği 16 bin 464 oydan bir fazla imza toplamaları durumunda aday olacağını söyledi.
Açıklamanın ilgili kısmı şöyle:
* Camiamız içinde yönetimin çağrısıyla bir seçimli kongre yapılması, yönetimin güven tazelemesi yahut yeni bir yönetimin seçilmesi yönünde birtakım çağrılar yapıldığı görülmekte. Kulüp başkanımız sayın Ali Koç bu yönde yapılan çağrılara eylülde bir kongre toplayacakları yönündeki kararını kamuoyuna ve özel görüşmemizde şahsıma ifade etmiştir. Ben bu görüşmede kendisine, şayet bir kongre yapılacak ise bunun gecikmeksizin, eylüle kalmadan yapılmasının doğru olacağı yönündeki düşüncemi ifade ettiğim gibi, bu açıklamamda da camiamıza arz ediyorum.
* Bu vesileyle kulübümüzün uzun yıllar süren şampiyonluk hasretini dindirmek için sorumluluk üstlenmem ve yeniden kulüp başkanlığı için aday olmam yönünde çağrı ve çabalara bir yanıt vermek mecburiyetimin olduğuna inanıyorum.
‘Sorumluluktan kaçmadım, kaçınmam’
* Ben kulübümüzün kapılarını bütün Fenerbahçelilere açarak, üyeliğin geniş bir tabana yayılmasını kurumsallaştıran bir Fenerbahçe başkanıyım. Kulüp geleneklerine ve kulüp içi demokrasimize sadakatle bağlıyım. Sorumluluk üstlenmekten kaçmadım, kaçınmam. Ama kendi kendime durumdan vazife çıkarmak garabetine de asla tenezzül etmem.
* Camiamız, Aziz Yıldırım’ın ister başkan, ister sade bir üye olarak duruma bu ruhla yaklaşan bir Fenerbahçeli olduğundan hiçbir kuşku duymayacaktır. Elbette ki yönetim kurulumuzun, olağanüstü genel kurul kararını eylüle bırakma hakkı vardır ve meşrudur. Ancak, yönetime güvenini yitirmiş kongre üyelerimizin de imza toplamak yoluyla kongreyi göreve çağırmaları aynı şekilde bir haktır ve meşrudur.
* Bu tartışmalar etrafında şahsımla ilgili olarak bilinmesini arzu ettiğim gerçek şudur: Camiamızı bölücü hiçbir tartışmanın tarafı olmak, asla benimsemeyeceğim bir tutumdur. Bu sebeple de mevcut durumdan kendiliğimden vazife çıkarmam beklenmemeli.
‘Kimsenin rakibi değil, Fenerbahçe’nin kendisiyim’
* Ne yönetimle, ne de camiamız içerisinden başka herhangi biriyle bir polemiğe girme isteğinde değilim. Kısacası, ben hiç kimsenin rakibi değilim, ben Fenerbahçe’nin kendisiyim.
* Kimsenin rakibi olmadığım gibi, hiç kimseyle bir yarışa girmek gibi bir yükümlülük de hissetmiyorum. Fenerbahçe üzerindeki mesuliyet bilincimi, önceki kongrelerde aday olarak ortaya koyduğumu düşünüyorum.
Adaylık şartı
* Bu tutum sorumluluktan kaçmak değil, tam tersine sorumlu davranmaktır. Hatırlanacağı gibi mevcut yönetim, benim de içerisinde bulunduğu seçim yarışında 16 bin 464 oy alarak göreve seçilmiştir.
* Buna rağmen, eğer camiamız, hali hazır durum karşısında benim sorumluluk üstlenmem gerektiğini düşünüyor ise, seçilmiş mevcut yönetimin aldığı oydan 1 fazlasını gösteren bir belgeyle bu çağrısını somutlaştırmalı.
* Beni sorumluluğa davet edenler veya şahsımı sorumluluk üstlenmekten kaçınmakla itham edenler, 16 bin 464 + bir imzayla demokratik meşruiyetin tam ve eksiksiz olarak oluştuğunu, kendilerine ve şahsıma göstermeli.
* İşte o zaman tüm varlığımla, dün nasıl ki tüm her şeyimi ortaya koymuşsam, yarın da aynı inanç ve kararlılıkla Fenerbahçe düşmanlarıyla mücadelede gözümü kırpmadan var olacağımın bilinmesini isterim. Çünkü darağacında olsak da bizim ilk sözümüz de son sözümüz de Fenerbahçe’dir.