Şu kazanamaz, buna güvenilmez, ona oralardan oy gelmez yorumlarında gerçekçi analiz ve yaratılmaya çalışılan mit arasına kalın bir duvar örmek gerekiyor.
Aday değil plan önemli. Muhalefet siyasi partilerden hele altılı masadan ibaret değil, bir ülke aydınlığa çıkacaksa milyonların çabasıyla olacak.
Memleket yanarken hala kendi ajandasını düşünen kadrolar, kişiler olabilir, vardır. Bunun önünü tek başına genel başkanlar, liderler, parti yönetimleri kesemez, halkın da bir etik duvar örmesi gerekir.
İşaret ettiğimiz her tehlikenin peşine çözüm önerisini de eklemek lazım. Aksi halde mite dönüşen, tehlikenin varlığı olur. Oysa altı çizilesi olan ne yapılması gerektiği.
Demirtaş’ın “Mahallenin delisi, popülisti, tek adamı, sinmişi ya da karşı mahallenin teröristi, katili olarak yaftalanmayı göze alıyorum” cümlesi bu süreçte göze alınması gerekenlerin özeti.
Ezberler böyle yıkılacak, mitler böyle çökecek, şehir efsaneleri böyle bitecek.
Çok emin söylememiz lazım: Demokratik, adil, özgür bir ülke istiyoruz ve bu arzumuz adayların ismine, bir lidere, parti başkanlarının kurduğu masalara endekslenmeyecek kadar hayati.
Seçmekle kalmayacak başlarında Demokles’in kılıcı gibi duracağız.