İki yaşında bir bebek, bir çocuk öldü, istismar yüzünden, tecavüzden. Yanmadı dünya. Tekrar edebiliyor musunuz bu cümleyi içinizden, sesli okuyabiliyor musunuz?
Herkes lanet okudu 2 yaşındaki çocuğun ölümüne.
Şaşırmadı kimse otopsi raporunun değiştirtilebileceğine, birilerinin bu iş için devreye gireceğine. O kutsal kıldıkları aile kavramı, o eleştirilemez, dokunulmaz inançları çok daha büyük ölü çocuklardan.
Ölümün üzerinin örtülme çabası garip gelmedi kimseye.
Bu kaçıncıdır çocuk öldü, katil aynen hayatına ‘dewamke.’
Hâlâ neyin tartışması akıl almıyor, çocuklar böyle ölürken.
Hakan Gülseven, bu olayı duyururken son cümlesinde şöyle demişti:
“Ne kadar Allah varsa, onlar belanızı vermezse, ben ve arkadaşlarım vereceğiz.”
İşte öyle bir araftayız ki ya arkadaş olunur Hakanlarla ya da seyircisi olunur ölümlerin.
Tüm küçük hesapların belasını vermeli ki bu iş bir an önce bitsin.
Sıkıysa kürsüden sesli söylesinler:
Çocuklar öldü. Herkes yüzünden. Hepimiz yüzünden.
İpleri bu zihniyetin eline verdiğimizden.