Salgın, işçiler ve en alttakiler için toplumsal cinayet halini aldı. Büyüyen işsizliğin getirdiği hayat koşulları yoksulları hastalığa daha da açık hale getirdi, umutsuzluk ve geleceksizlik yeni bir ‘suç endüstrisi’ oluşturuyor, gizli işsizler asgari ücretin yarısıyla yaşamaya çalışıyor, pandemi öncesi ücretini alabilen azınlık ise her gün toplu taşımada, ofislerde, fabrikalarda ne zaman hastalanacağı endişesiyle yaşıyor. Sağlık çalışanları endişenin de ötesinde, ölüyorlar.
(…)Nasıl ki iş kazası değil, “iş cinayeti” diyorsak, bu ölümlerin de toplumsal bir cinayet olduğunu kabul etmeliyiz. Hayatta kalanlar olarak da bu uzun süreli toplumsal cinayetin şahitleriyiz.