Nuray Mert

Masum değilsiniz hiçbiriniz!

Geçmişe ve geleceğe dair halisünasyonu hayal sanıp peşinden gitmek, insanın kendinden ziyade başkalarına zarar veren vebali büyük bir iştir.

Bir seçimin değil, bir büyük hesaplaşmanın eşiğindeyiz

Hayalimize oy vereceğiz. Ama hayallerimizin, hem de son derece kısa bir zaman dilimi içinde hayli zora gireceğini, o zaman da bir yandan Kürtlerin özgürlük mücadelesine destek vermek, diğer yandan demokrasi mücadelesinde azimli olmak gibi zahmetli işlerin bizi beklediğini görmezden gelirsek, bu yaz aşkı kısa sürecek. Bunu da bilelim.

'İsrail sorunu' ve Filistin meselesi: Dik durmak başka, kin ve öfke nöbetine tutulmak başka

Hak ve adalet arayışında dik durmak başka, kin ve öfke nöbetine tutulmak başka şey. Şimdilerde, böylesi bir nöbet Türkiye’de yaşanıyor.

Kendine İslamcı diyenler 'hilafet'i yorumlayacağım derken işi 'barbarlığa' vardırıyor

Yazık, ayıp, günah! Müslümanların içinde bulunduğu hale bakar mısınız... Mutlaka düşmanlar vardır, ama sizce İslam'ı bu şekilde anlayıp temsil edenlerin kendilerinden başka düşmana gerek var mı?

Sahi, 'bu neyin davası'?

Geçmişteki Türkiye demokrasiden söz edilemeyecek bir yerdi, gelecekteki Türkiye’nin zaten böyle bir hedefi olmadığı aşikar hale geldi. İşin kötüsü, sonuçta varılacak yer, sadece ve sadece herkesin birbirinden nefret ve kavga ettiği bir ülkeden başka bir şey olmayacak. Ne hazin bir son!

Bu daha başlangıç; çekecek çok çilemiz var

Tüm otoriter rejimler muhayyel bir tarihi geçmişe dayanıp büyük ve kutsal davalar adına, tam sadakat talep eden, çoğunlukla bir liderin fetişleştirilmesiyle yola koyulan vahim maceralardır. Belli ki, gerçekten de bu daha başlangıç, daha çekecek çok çilemiz var gibi görünüyor.

Trajik seçim: Madem demokrasi yolu tıkalı, bari Kürtlerle barış tehlikeye girmesin

Kürt siyasi hareketi, barış ve demokrasinin birbirinden bağımsız olmayacağı, olamayacağı konusunda ısrarcı. Keşke öyle olabilseydi, ama mevcut koşullar ilkelerimizi fazlasıyla zorluyor. Doğrusu ben, madem daha fazla demokrasi yolu toptan tıkalı, bari Kürtlerle barış tehlikeye girmesin diye düşünüyorum. Nerden baksanız, trajik bir seçim, ama gerçekler ortada. Artık bilmezden gelip daha fazla birbirimizi zorlamayalım.

IŞİD meselesinin esrarı: Sünni dünyanın yükselişi değil çöküşü!

ABD ve Batı dünyasının İran ile yakınlaşmasının bölgesel dengeler açısından önemi ve anlamı büyük ve belki de daha da büyük olacak. Ama gözden kaçırılan husus şu: Bu noktaya gelinmesinin nedeni ‘Sünni dünyanın yükselişi’ değil, çöküşü!

Mesele 'muhafazakar' bir cumhurbaşkanı değil, siz hala anlamadınız mı?

Ekmelettin İhsanoğlu, İslami referanslara sahip olabilir; din/diyanet işlerini AKP'lilerin kahir ekseriyetinden çok daha iyi biliyor olabilir; Ortadoğu bilgi ve birikimi yeni yetme uzmanlarla mukayese bile edilmeyebilir. Ama muhafazakarlar zaten bunların peşinde değil ki. Onlar, Cumhuriyet düzeni yüzünden Mısır’a göçmüş bir alileden de gelse, kendilerine benzemeyen bir dindarı kendilerinden görmüyor, göremez...

“Bizim kız da kötü yola düştü ama… “

Özellikle son bir yıldır yaşadıklarımızı iktidar yanlısı kalemler, ama en tuhafı, hala ortalarda 'tarafsız demokrat aydın' diye geçinen bazıları öyle anlatıyor ki bir Rus, bir Çinli, bir Sri Lankalı ve benzerleri duysa, "Bizim ülkemizde de otoriter rejim var ama biz sizin gibi güzel anlatamıyoruz" demesi işten değil.

Türkiye'nin kaçırdığı çocuklar

Dağa çıkan çocuk yaştaki gençleri kaçıranın PKK değil, Kürt meselesini çözemeyen Türkiye’nin içinde bulunduğu açmaz olduğunu biliyoruz değil mi? Türkiye mevcut haliyle, Kürt olmayan çocuklarını, gençlerini de elinden kaçırıyor.

Soma Katliamı… Türkiye Çirkinlik Yarışı

İşte sonunda, telaşla ölüm tarlalarının üzerini kapatmaya girişenlerle, bu tarlalara üşüşenlerin dalaşı her şeyin üzerini ziftle örtmek için son perde olacak gibi görünüyor. fBirbirlerine o kadar benziyorlar, birbirlerini o kadar iyi anlıyorlar ki çirkinlik yarışmasında finale beraber koşmaları kaçınılmaz.