Mehveş Evin
Gezi isyanının müsebbibi, iktidardır, bizzat Erdoğan'dır
Tayyip Bey’in o çok sevdiği ifadeyle, “Kimse kusura bakmasın!”, Gezi’de çocuklarını kaybeden annelerden özür dilemeden, polis şiddetine dair davaların aksaması değil adil bir biçimde yürümesi için çaba harcamadan ve parkı olduğu gibi muhafaza etmeyi taahhüt etmeden AKP kendini aklayamayacak. Demokrasi, halkın meşruiyeti numaralarını kimse yutmayacak.
'Sivil öldürmeye devam edeceğim'in Türkçesi
Ancak bürokratik taklalara, çıkar ilişkilerine, lacivert ceketli adam bolluğuna ve insan hayatını pazarlık nesnesi yapmaktan çekinmeyen Türkiye’ye rağmen, uluslararası hukuk kurallarına vurgu yapılması yine de önemli ve gerekli. Hele, evsahibi ülkede hukuk, mumla aranırken…
Çirkinlik fikrinizde, zikrinizde ve suretinizde
Evrensel hukuka ve ahlaka aykırı maddelerle dolu, şeriat düzenine heves edeb bu rapora karşı sadece kadınların değil, tüm vatandaşların güçlü bir ses çıkartması şart.
Kızıl Kmerler rejiminin 'Survivor'ı: Hiçbir halk bu acıları yaşamasın!
Adı ister 'komünist' rejim, ister 'demokratik' devlet olsun, başında bir despot olduğunda halkların ne büyük facialar yaşayabileceğinin, insanlıktan nasıl çıkılabileceğinin en korkunç örneklerinden birini Kamboçya yaşadı...
Çakma monarşik rejime damat başbakan yakışır
Son dönemece girerken kendi şalterinizi kısa süreliğine indirmeyi deneyin, olan bitene dışarıdan bakmaya çalışın. Çünkü bundan sonrası her halukarda daha karanlık olacak.
Dokunulmazlık meselesi: CHP kendi kalesine gol atıyor
İş Kürtlerin siyasetten uzaklaştırılmasına gelince CHP, AKP’ye nasıl da arka çıkabiliyor! Anlaşılan o ki “Daimi ana muhalefet pozisyonunu kaybedeceğim” kaygısıyla, Meclis'te etkin muhalefet yapabileceği yegane ortağını harcamaktan geri durmayacak.
Gazetecilik ödüllerinin ölülere adandığı ülke
Gazetecilik ödüllerinin, ölülere adandığı bir ülkede yaşıyoruz... Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Metin Göktepe ödül törenine Sur’dan Silivri’ye namlu ucunda, mahkeme koridorlarında, onuruyla gazetecilik yapan gazeteciler damga vurdu.
Terörle böyle mi mücadele edilecek?
İktidarını, kurbanlarının mahremine girerek, pisletmekle kalmayıp onur kırıcı yazılar yazarak mı 'terörle mücadele' edilecek? Kadınları, çocukları travmatize ederek, düşüklere yol açarak, sivil ayrımı yapmadan tarayarak mı gururlanacak bu millet?
Hayata, alışverişle sahip çıkacakmışız, hadi ordan!
Hayata sahip çıkmak isteyen vatandaşa bir kampanya da benden: Cuma günü Can Dündar ve Erdem Gül’ün duruşmasını izlemek için Çağlayan’da olun. Akademisyenler için Bakırköy ve Silivri’deki nöbete katılın.
Bakan, Ensar Vakfı'nın PR'cısı mı?
'Dindar nesil yetiştirme' şevkiyle çocukları din kurslarına ve yandaşınız illegal, denetimsiz evlere yollamaya teşvik etmeniz de onları korumuyor.
Akademisyen tecritte, avukatlar hapiste, bombacılar nerede?
Saldırıların önü kesilmiyor, devlet yetkililerinden anladığımız kadarıyla kesilmeyecek de... Çünkü alınan önlemler yetersiz, yetkililer samimiyetsiz, politikalar başkanlığa endeksli.