Çiğdem Toker: 'Paralel Dışişleri' diye nitelenmeye başlanan Vakıf girişiminin, tasarruf genelgesinden kaçış olduğu açık
Vakfın Sayıştay denetimi dışında olmasının, hiç denetlenmeyeceği anlamına gelmediği de ifade edildi görüşmelerde. Bunun anlamı ise şu: Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne tabi olacağı için yine denetlenecek. Bu noktada biraz durmak gerekiyor. Siz bir vatandaş olarak hesaplarını, bilançosunu, gelir kaynaklarını ve neyi nasıl harcandığını merak ettiğiniz hangi vakfın güncel faaliyet raporlarına ulaşabilirsiniz? İlgili makamlara sorsanız bunu saydam biçimde açıklarlar mı? Dolayısıyla -kuruluşu eli kulağında olan- Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nı Sayıştay'ın denetleyemeyeceği biçimde kurgulamak, o vakfı diğer pek çok vakıf gibi bir kapalı kutu haline getirmek anlamına gelir.
Zeynep Aktaş: Borsada yıllık getirisi yüksek, değerleme oranı düşük şirketler yatırımcıların ilgi odağında
Bu şirketler, yüksek getirileriyle dikkat çekerken, düşük FK ve PD/DD oranlarıyla yatırımcılar için cazip fırsatlar sunuyor. Akbank, TAV Havalimanları, İş Yatırım Menkul Değerler, Yapı ve Kredi Bankası, Tüpraş, Türk Telekom, Garanti Bankası ve Akfen Yenilenebilir Enerji de bu kategoride yer alan diğer şirketler arasında bulunuyor. Yatırımcıların bu şirketleri yakından takip etmesi, portföylerini çeşitlendirmek ve yüksek kazanç elde etmek için önemli bir adım olabilir.
Melih Altınok: Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, belediyede kayıt cihazları bulduğunu açıklamıştı
31 Mart seçimlerine "Afyonkarahisar Belediyesi'nin kapıları, DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak" vaadiyle giren ve başkan seçilen Burcu Köksal, belediyede kayıt cihazları bulduğunu açıklamıştı.
Şeref Oğuz: KOBİ cenneti Türkiye
KOBİ cenneti Türkiye’de gördüğümüz ise bu nasihatin fazlaca tutulmadığıdır. Ekonomideki kötü yönetimin bulandırdığı yığınca nehirden geçmek zorunda kalıyor KOBİ’lerimiz. Onlara; ne işe yaradığını pek anlamadıkları çözümler, krediler, teknolojiler dayatmak yerine, Hakan Aran’ın işaret ettiği yönde “KOBİ’ye faydası” odağında, bilgilendirme, bilinçlendirme gayreti göstermeli.
Dünya Bankası'ndan Türkiye'ye 300 milyon avro kredi
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), Dünya Bankası kuruluşu Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'ndan (IBRD) 300 milyon avro (10 milyar 485 milyon lira) kredi aldı.
Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında biri komiser olmak üzere dört gözaltı
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması kapsamında, Serdar Sertçelik'in yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili üç sivil ve bir komiser gözaltına alındı.
Topkapı Sarayı'nın 300 yıllık iki saati restore ediliyor
Milli Saraylar Kalemkar Atölyesi'nde restore edilen İngiliz yapımı, 300 yıllık iki büyük saatin, mekanik aksamıyla birleştirildikten sonra Topkapı Sarayı'nda sergilenmesi planlanıyor.
Şişecam rekor tahvil ihracına imza attı
Şişecam, Türkiye dışı kurumsal yatırımcılardan gelen yüksek talep sonrası tahvil ihracını 1,5 milyar dolara çıkardı. Şirketin eurobonduna uluslararası kuruluşlardan 5 milyar dolara yakın talep geldi.
Ferdi Kadıoğlu Arsenal'e yakın
Arsenal'in yaz transfer döneminde Fenerbahçe futbolcusu Ferdi Kadıoğlu'nu transfer etmesi bekleniyor.
12 saniyede 25 milyon dolarlık kripto para hırsızlığı
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 20'li yaşlarda iki kardeş, 12 saniye gibi kısa bir sürede 25 milyon dolar değerinde kripto para çalmakla suçlanıyor.
Barış Terkoğlu: MHP, 17-25 Aralık'a destek veriyordu
MHP, "17-25 Aralık Yolsuzluk Süreci ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi" isimli bir kitap bile çıkarmış. Önsözünü Devlet Bahçeli yazmış. Şöyle bitiyor: "‘Fakir’ istismarlarına, ‘biçare derviş’ çağrışımlarına karşılık bilinmelidir ki bu millet; 17-25 Aralık’taki tarihin en büyük rüşvet ve yolsuzluk vakasını unutmayacaktır."
İbrahim Kiras: Erdoğan, 'Cumhurbaşkanı'na operasyon' iddiaları sorusunu cevapsız bıraktı
Problemin temelinde Ankara’da herkesin -tabiri caizse- karnından konuşmak zorunda olması yer alıyor. Onun için de kimin ne söylediği ve aslında bununla ne demek istediğini çözecek “decoder”lara ihtiyaç duyuluyor. Bunun sebebi ise iktidar ortakları arasındaki ilişkinin hassas bir zeminde yürüyor olması. Özellikle son yerel seçimin ardından büyük ortağın bazı girişimlerinin yeni arayışlara kapı açma hamlesi olarak değerlendirilmesi ittifakın zeminini biraz daha kayganlaştırdı. Ancak, ne olursa olsun, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenmiş olan siyasi kadroların devletin zeminini kayganlaştıracak tutumlardan da kaçınmaları gerekir.