AK Parti’nin radikal İslâm’ı temsil ettiği ve Türkiye’yi İslâmî bir rejime sürüklemek istediği iddiası olgular tarafından doğrulanmıyor. Seçime, partiye, sandığa işaret eden, iktidarı ve meşruiyeti açık süreçlerde arayan ve bulan bir hareket ne zamandan beridir radikal İslâmcı sayılıyor? Bir tuhaf durum da, GC’nin en sivil İslâmî hareket sanılması. GC’nin sivil yanlarının bulunduğu inkâr edilemez. Ancak, içine gömülü otonom yapılanma bu sivilliği paramparça ediyor. E. Mahçupyan’ın kavramsallaştırmasıyla, GC’nin yatay örgütlenmesi sivil, dikey örgütlenmesi (yani otonom yapılanma) ise sivillikten tamamen uzak. Bu tuhaf yapılanma özünde teokratik ve totaliter. Devlet içinde gizlice örgütlenen, mensupları ölü gibi itaat edecek biçimde eğitilen, devletin mevzuat ve araç olarak tüm imkânlarını kullanan, bir imamlar hiyerarşisi tarafından işletilen bir yapı nasıl sivil, şeffaf ve demokrat olabilir? Bunu iddia edebilmek için ya kötü niyetli ya da siyaset biliminin temel kavramlarından tamamen habersiz olmak gerekir.
Evet, AK Parti iktidarları dönemi Türkiye’de dindar Müslümanların radikalleşmesine değil ılımlılaşmasına tekabül etmektedir. Bir anormalleşme değil normalleşme dönemidir. İlerde yapılacak ciddî akademik çalışmalar bu gerçeği daha detaylı ve delilli şekilde ortaya serecektir.
Atilla Yayla: AK Parti dönemi, Müslümanların radikalleşmesine değil ılımlılaşmasına tekabül ediyor
Okura not
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.