Görüşmede Türkiye, ABD’yle sorunların çözümlenebilmesi, en azından aleyhine gelişmelerin önlenebilmesi maksadıyla, cazip bir teklif ortaya koymuştur.
Bu da, ABD ve diğer ülkelerin Afganistan’dan çekilmesiyle ortaya çıkacak güvenlik boşluğunu doldurmak için, Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlamaya talip olmasıdır.
İkili ilişkilerde baskıyı frenlemek veya hafifletmek ve NATO içindeki prestijini artırabilmek için, ordunun bu riskli konuda görevlendirilmesinin uygun olup olmayacağının bir kere daha değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.
Bu durum, Soros’un tatsız bir yakıştırması olan, ‘Türkiye’nin en iyi ihraç malzemesi ordusudur’ sözünü hatırlatmıştır.
ABD ve diğer liderlerle yapılan ikili görüşmeler, sorunlu ülkelerle kurulmaya çalışılan ilişkiler ve yumuşak beyanlar, Türkiye’nin olumlu bir imaj yaratma çabasında olduğunu göstermektedir.
Bugüne kadarki uygulamalardan farklı bu tutumun, ilke, hak ve çıkarlarımızdan taviz verilmesine ve prestij kaybına yol açmamasına dikkat edilmelidir.