Arda Öztaşkın: Sürdürülebilirlik için sorumluluk almaya hazır bir kitleye öncülük ediyoruz

Sürdürülebilir yaşamı desteklemek adına Step projesini hayata geçiren Yapı Kredi’nin Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, “Müşterilerimizi bilinçli ve sürdürülebilir tercihlere yönlendiriyoruz” diyor.

Projede Yapı Kredi müşterileri ‘bilinçli ve sürdürülebilir’ tercihlere yönlendiriliyor, dahası e-dekont, e-ekstre, sürdürülebilir fonlara yatırım, toplu taşımayı kullanmak gibi sürdürülebilir tercihler yapan Yapı Kredi Mobil kullanıcıları, Step puan kazanabiliyor.

Sorumluluk almaya hazır büyük bir kitleye öncülük etmek istediklerini söyleyen Öztaşkın, sürdürülebilirliğin neden çok önemli olduğunu, Yapı Kredi Step’le neleri başarmak istediklerini ve projenin geleceğine dair düşüncelerini anlattı.

Sürdürülebilirlik neden artık bizim için bu kadar önemli?

Sürdürülebilirlik yeni bir kavram olmamasına karşın özellikle pandemiyle birlikte tüm dünyada daha hararetle tartışılan bir kavram oldu. İklim krizinin herkes tarafından daha hissedilir ve daha gözlemlenebilir hale gelmesiyle tüm dünya genelinde sürdürülebilirlik konuları daha önce hiç olmadığı kadar sık gündeme girmeye başladı. Buna rağmen sürdürülebilirliğin tanımı konusunda zihinler hala tam anlamıyla net değil.

Doğal kaynakların hızla tükenmesi, çevre kirliliğindeki artış, gıdaya erişim zorluğu, biyoçeşitlilikteki azalma ve küresel ısınma gibi iklime dair sorunlar, sürdürülebilirlik konusunun ciddiyet ve önemini ortaya koyuyor. Gezegenimizi korumak ve gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmak için karbon emisyonunun azaltılması konusu da son derece kritik. Ama sürdürülebilirliğin sadece çevre hassasiyeti ya da buzulların erimesiyle ilgili olmadığını bilmemiz gerekiyor. Küresel ısınma, iklim krizi gibi önemli meseleler tek başına sürdürülebilirlik kavramını tanımlamıyor.

Sürdürülebilirliği üç bacaklı bir masa gibi düşünebiliriz. Bu bacakları insan, gezegen ve ekonomi konuları oluşturuyor. Bacaklardan biri olmazsa masa yıkılıyor. Dolayısıyla her biri aynı derecede önemli. Birini kısa tutsanız, bu sefer de masa sallanıyor. Dönem dönem ağırlıkları değişse de uzun vadede bu bacakların eşit boyda olması gerekiyor.

Bu açıdan tanıma dönecek olursak, sürdürülebilirlik gelecek nesillere ekolojik, ekonomik ve sosyal koşulları devam ettirilebilir ve yaşanabilir bir dünya bırakmayı ifade ediyor. Ekonomik büyümeyle birlikte toplumsal ve çevresel konuların da aynı hassasiyetle ele alınmasını ve kaynakların doğru yönetilmesi adına akılcı eylemler öngörüyor. Ekonomi, çevre ve sosyal konular eşit derecede önemli ve birbirleriyle bağlantılı kabul ediliyor.

İnsanlığın önünde, özellikle gelecek nesillerin kaderini belirleyecek kritik bir sürdürülebilirlik gündemi var. Bireylerden başlayacak toplumsal bilinçlenmeyle ülkelerin ve şirketlerin atacağı samimi ve yapıcı adımlar, tüm bu sürdürülebilirlik gündeminin başarısını belirleyecek. Dolayısıyla sürdürülebilirliği insanlık ve gezegen için sağlıklı bir geleceğin anahtarı olarak görüyorum.

Arda Öztaşkın, Yapı Kredi Step
Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın

Kurumların sürdürülebilir politikaları desteklemesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Kurumların
desteği hayatımızda neleri değiştirebilir?

Gezegenimizin sınırlı kaynakları, maalesef her geçen gün daha fazla azalıyor. Bu noktada bizden sonraki nesillere daha yaşanılır bir dünya bırakmak için kurumlar dâhil hepimizin büyük bir sorumluluğu ve bu doğrultuda toplumun tüm katmanlarında yapılması gerekenler var. Bu nedenle dünyamızın geleceği için hiçbirimiz yapabileceklerimizden geri durmamalıyız. Kaynaklarımızın doğru kullanımı konusunda kendi etki alanımızda her zamankinden daha fazla gayret göstermeliyiz. Geleceğe dair risklerin çoğu çevreyle bağlantılı. İş gücü verimliliği, istihdam, tarım, turizm gibi alanlarda iklim krizi dünya finans sistemini tehdit ediyor. Bu açıdan iş dünyasının ve ekonominin geleceği sürdürülebilirlikten geçiyor. 2020’de Davos’ta kritik bir manifesto yayımlandı. Manifestoda şirketlerin amacının, tüm paydaşlarını ortak ve sürdürülebilir değer yaratmaya dâhil etmek olduğu ortaya kondu. Böyle bir değer yaratırken bir şirketin sadece hissedarlarına değil tüm paydaşlarına yani çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, yerel topluluklar ve genel olarak topluma hizmet etmesi gerektiği dile getirildi. Çevresel ve sosyal risklerin karlılığa etkisini yönetmekten öteye geçen bu anlayış, insana ve gezegene yönelik değerlerin yaratılmasını da esas alıyor. Konu, riskleri reaktif yönetmekten çıkarak, markaların farklı paydaşlara değer yaratmak üzere proaktif hedef ve program yürütmelerine dönüşmüş durumda.

Diğer yandan sürdürülebilirlik konuları sadece topluma ve çevreye değil şirketin kendisine de faydalar sunuyor. Örneğin, azaltılabilen maliyetler, daha doğru yönetilen riskler, aynı zamanda tüketici ve yetenek çekiciliğiyle artan itibar, algı skorları, tercih edilen marka ve işyeri olma gibi konular bu faydalardan ilk akla gelenleri. Bununla birlikte sürdürülebilirlik ekonomiye, şirketlere, büyümeye ve kar sağlamaya da karşı değil. Tersine, ekonomi, sürdürülebilirlik kavramının temelinde bulunuyor. İş modelini sadece hissedarlara değer yaratmak ekseninde yürütmeye devam eden şirketlerin gelecekte var olması zorlaşıyor. Gelecek, tüm paydaşlara uzun soluklu değer yaratmak amacıyla çalışan ve bunu da ekonomi, insan, gezegen ekseninde samimiyetle yürüten ve iş modellerini de sosyal girişim dinamikleriyle uyumlamış şirketlerin olacak.

Tüm bunlara paralel, sürdürülebilirlik konusunda devletler, yerel yönetimler ve kurumlar kadar bireylere de sorumluluk düşüyor. Sürdürülebilir bir gelecek için bireylerin, doğa ve insan arasındaki denge kurmayı amaçlamaları, sürdürülebilirliğin önemini benimsemeleri ve günlük yaşamlarında tüketime dair alışkanlıklarında değişikliğe giderek geleceğe katkıda bulunmaları gerekiyor.

Sürdürülebilir yaşamı desteklemek adına Yapı Kredi Step’i hayata geçirdiniz. Yapı Kredi Step nedir?

Yapı Kredi olarak sürdürülebilirlik konusunda müşterilerimizden başlayarak toplumda bireysel farkındalık yaratıp insanları harekete geçirmeyi, bu konudaki ana amaçlarımızdan biri olarak belirledik. Çünkü araştırmalar, iklim krizi ve buna bağlı ortaya çıkan sorunlar hakkında toplumda farkındalık olduğunu gösteriyor. Ancak belirli bir farkındalık düzeyi olsa da çoğunluk, bireysel olarak yaratabileceği dönüşümün henüz farkında değil. İşin özüne baktığımızda sürdürülebilirliğin hayatın her anında olduğunu görüyoruz. Bireysel tercihlerimizse dönüşümün anahtarı. Biz Yapı Kredi olarak bireyleri eyleme geçirebilmek için de iklim krizi gibi büyük meseleler karşısında nasıl adımlar atacağını bilmeyenleri ve değişim için kendi gücünün farkında olmayanları sürdürülebilir tercihler konusunda motive etmek adına sorumluluk aldık. Bunun için sıra dışı bir işe imza atarak ‘sürdürülebilir tercih programı’ olan Yapı Kredi Step’i hayata geçirdik. Step’le müşterilerimizi bilinçli ve sürdürülebilir tercihlere yönlendiriyoruz. Çalışanlarımız ve müşterilerimizden başlayarak toplumda bireysel bir farkındalık yaratıp insanları harekete geçirmeyi hedefliyoruz.

Sürdürülebilirlik bilincini ve kültürünü ileri taşımak için öncülüğünü yaptığımız bu dönüşüm programıyla ülkemize kalıcı, çözüm odaklı ve sürdürülebilir katkıda bulunmak için yola çıktık. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz iletişim çalışmalarından Yapı Kredi Mobil’deki Step puanı uygulamasına kadar pek çok noktada paydaşlarımızı sürdürülebilir tercihlere yönlendiriyoruz. Step’in, özellikle dönüşüm konusunda tüm paydaşlarımızı aktif oyunculara çevirmekle ilgili çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Sürdürülebilir tercihler için paydaşlarımıza hem rehberlik ediyor hem de onları teşvik ediyoruz.

Step, birey olarak benim hayatımda sürdürülebilirlik adına hangi alışkanlıkları geliştirmemi
destekliyor?

Doğru ve sürdürülebilir tercihler yapmamız, geleceğimiz için çok önemli. Step’le sürdürülebilirlik konusunda sorumluluk almaya hazır olan büyük bir kitleye öncülük ediyoruz. Step’le kullanıcılara sadece yol göstermekle kalmayıp tüm paydaşlarımıza motivasyon sağlayacak çeşitli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Örneğin, e-dekont, e-ekstre, sürdürülebilir fonlara yatırım yapma, toplu taşımayı kullanma gibi sürdürülebilir tercihler yapan Yapı Kredi Mobil kullanıcıları, Step puan kazanabiliyor. Tüm bunlarla birlikte Step’le üretim şekillerinin, ticaret yapma biçimlerinin, tercihlerin, yaşam tarzları ve tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilirlik yönünde dönüştüğü bir kültür yaratmayı hedefliyoruz.

Sürdürülebilir tercihlerle kazandığım Step puanları yine sürdürülebilir bir deneyim için mi
harcıyorum?

Sürdürülebilir tercihler yapan Step üyeleri, kazandıkları Step puanlar sayesinde program içerisinde yer alan, sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren STK’lardan kendilerinin seçecekleri projelere bağış yapabiliyor. Dolayısıyla hem bireyleri sürdürülebilir tercihler yapmaya teşvik ediyoruz hem de sürdürülebilirlik alanında faaliyet yürüten STK’ları destekliyoruz. Böylelikle geleceğe daha yaşanılabilir
bir dünya bırakmak için çok taraflı katkı sunuyoruz.

Peki, Step’in kurumsal ayağı var mı? Yapı Kredi kurum içinde sürdürülebilir bir plana sahip mi?

Hepimizin bu dünyaya karşı sorumluluğu var. Biz de Yapı Kredi olarak dünyaya, ülkemize, müşterilerimize ve tüm çalışanlarımıza olan sorumluluğumuzun farkındayız. Yalnızca kendi iş alanlarımızda değil toplumumuza her alanda değer katmak en önem verdiğimiz noktalardan biri. Bunu yaparken odağımıza çalışanlarımız ve müşterilerimizden başlayarak tüm paydaşlarımızı alıyoruz. Sadece ekonomik gelişim adına değil, topluma, insana ve doğaya dost sürdürülebilir bir gelecek için var gücümüzle sınırları kaldırmaya çalışıyoruz. Attığımız tüm adımlar, temelinde ortak fayda ve değer yaratmaya dayanıyor.

Sürdürülebilirlik yolculuğumuz, 2011’de ilkini hazırladığımız sürdürülebilirlik raporumuzun yayımlanmasıyla resmen başladı. Raporlama sürecinde iklim krizi ve çevre yönetimi konularının koordinasyonunu sağlayan, Koç Topluluğu şirketlerinin yer aldığı Koç Topluluğu Çevre Kurulu’nun da çalışmalarımızda önemli bir yeri oldu. BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nin 2014’te hayata geçmesiyle birlikte tüm banka genelinde sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımız hız kazandı. Aynı yıl içinde sürdürülebilirlik konularından sorumlu sürdürülebilirlik komitemizi kurduk.

Yıllar içinde sürdürülebilirlik kapsamında kurumsal politika ve stratejimizi geliştirirken ekonomik, sosyal, çevresel ve yönetişim faktörlerinin hepsini bütüncül ele almaya özen gösterdik. Kurum içi sürdürülebilirlik çalışmalarımızın yanı sıra tüm paydaşlarımızın sürdürülebilirlik dönüşümlerinde yanlarında olmak, sürdürülebilirlik stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Biz sürdürülebilirliği asla gelip geçici bir eğilim ya da yükselen bir duyarlılık olarak görmüyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik iş kültürümüzün ve felsefemizin tam kalbinde yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de sorumlu bankacılık alanında şeffaf iletişim yürütmeye ve sürdürülebilirlik alanındaki öncü çalışmalarımızla sınırları kaldırmaya devam edeceğiz.

Step’in geleceğinde neler var? Bu hareket büyüyecek mi?

Yapı Kredi Step’le kaynakların kullanımında israfın önlenmesi için alınabilecek bireysel tasarruf önlemleri dâhil sürdürülebilirliğe dair pek çok konuyu geniş kitlelere anlatıyoruz. Sürdürülebilirlik alanındaki tüm çabalarımızın altında geleceğe daha iyi bir dünya bırakma hayali yatıyor. Bugün, geçmişin getirdiklerine odaklanmak yerine çabamızı nereye yönlendireceğimizi seçebiliriz. Tüm ürünlerimiz, servislerimiz ve segmentlerimizle etkileşimde olan Step’i, uzun soluklu ve kendini sürekli optimize ederek yeni alanlar yaratan bir proje olarak tasarladık. Bu nedenle Step, yaşayan bir sürdürülebilirlik ekosistemini ifade ediyor.

Çevreye, kaynakların doğru kullanımına ve toplumsal dönüşüme önem vermenin herkese gerçek fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Bu önerimizin, aynı zamanda dünyanın sürdürülebilir geleceği için de kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Tüm dünya olarak iklim krizi, küresel ısınma, kirlilik, adaletsizlik, cinsiyet eşitsizliği ve medeni haklar gibi sorunları insanlığın geleceği için çözmemiz gerekiyor. Dikkatimizi ve çabamızı odaklamayı seçtiğimiz alan gerçekliğimizi belirleyecek. Step’le tüm paydaşlarımızı, sürdürülebilirlik alanında neler yapabileceklerinin farkına varmaya ve buna uygun tercihlere teşvik ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki toplumun her katmanında sürdürülebilir tercihlere başladığımızda dönüşüm tomurcuklanacak ve giderek daha da büyüyecek.

Sizin inandığınız en sürdürülebilir adım hangisi?

İklim kriziyle mücadele anlamında, özellikle eko-tüketim pratiklerinde dönüşüm için iletişimci becerilerinin tüm gücüyle devreye girmesi gerekiyor. İletişim, iklim krizinin içselleştirilmesi açısından da büyük bir role sahip olabilir. Biz iletişimciler, doğru iletişim çalışmalarıyla iklim krizi hakkındaki duyguları dile getirmenin, adlandırmanın, işlemenin ve bunları günlük hayata entegre etmenin yollarını yaratabiliriz. Bununla birlikte bireysel, sosyal ve politik dönüşüm için gereken kolektif farkındalığı ve bilinci sağlayıp eylemi de tetikleyebiliriz.

Yapı Kredi olarak tüm iletişim kanallarımızı aktif kullanarak sürdürülebilirlik adına kültürel dönüşüm için çalışıyoruz. Tüm faaliyetlerimizin odağında sürdürülebilirlik var. Önümüzdeki dönemde de toplumsal sorumluluğumuzun ve dönüştürücü gücümüzün farkında olarak sürdürülebilirlik konularında toplumun her kesimini kapsayan çalışmalarımızla öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz.