‘Ölüm meleği’ mantarının Kaliforniya’daki türlerinin Avrupa’dakilerden daha farklı ve güçlü kimyasallar ürettiği saptandı. Bu tür, mantar kaynaklı ölümlerin yüzde 90’ından sorumlu.

Doğal yaşam alanı Avrupa olan ‘ölüm meleği’ mantarı, Amerika, Afrika ve Avustralya’ya yayılarak istilacı bir türe dönüştü.
Wisconsin-Madison Üniversitesi’nce yapılan yeni bir araştırma, türün Kaliforniya’daki istilacı popülasyonunun, Avrupa’daki atalarına göre ‘genetik olarak çok daha becerikli bir katile dönüştüğünü’ ortaya koydu.
TRT’nin aktardığı araştırmaya göre 1930’larda ABD’ye ulaşan bu mantarların zehir üretiminden sorumlu genleri zamanla çeşitlendi.
Bilim insanları daha önce tüm zehirli bileşiklerin belirli bir ‘amino asit dizilimi’yle (lider sekans) üretildiğini düşünüyordu.
Fakat California’daki mantarların bunu yıkarak Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha yüksek miktarlarda ve daha önce görülmemiş yeni peptitler (protein parçaları) üretmeye başladığı saptandı.
Mantarın bu hızlı adaptasyonu sadece zehir miktarını değil, yayılma hızını da etkiliyor.
Uzmanlar, Kaliforniya ormanlarında tek bir ağacın altında 40’tan fazla mantarın kümelendiğini, bunun yerel türlerin aksine ‘anormal derecede yoğun’ bir istila olduğu görüşünde.
Bu mantarın tek bir tanesinin yetişkin birini öldürebilecek güçte.
Değişimin insan üzerindeki etkisi henüz tam olarak bilinmese de araştırmacılar bu evrimin, mantarın yeni ortamlara uyumunu kolaylaştırdığına inanıyor.