Ankaralı 'Gezi hekimleri'nin yargılandığı 'utanç davası' düştü

 

İstanbul’daki meslektaşları gibi Gezi eylemlerinde yaralananları tedavi ettikleri gerekçesiyle Ankaralı hekimlerin yargılandığı davada mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nın oda yönetiminin düşürülmesi yönündeki talebini reddetti.

Fotoğraf: @almorax
Fotoğraf: @almorax

Ankara 23’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü karar duruşmasında ifade veren tanıklar, Sağlık Bakanlığı polis şiddeti sonucu yaralananlara sağlık hizmeti götürmediği için Ankara Tabip Odası’na üye gönüllü hekimlerin sorumluluk aldığını vurguladı.

Feyzioğlu: Bakanlığa ait doktor veya ekip yoktu

Duruşmada tanık olarak dinlenen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “O dönem Sağlık Bakanlığı’na ait herhangi bir doktor veya ekip yoktu” dedi.

Nazlıaka: Hekimler yaşam hakkına sahip çıktı

Duruşmada söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da, polis yolları kapattığı için ambulansların yaralılara ulaşamadığına ve insanların fişlenme korkusuyla hastanelere başvuramadığına dikkat çekti. Nazlıaka, “Bireyin yaşam hakkı kutsaldır. Hekimler buna sahip çıkmıştır” diye konuştu.

Gök: Ethem’in polis kurşunuyla vurulduğu 14 gün boyunca saklandı

“Hekimlere dava açılmasından utanç duyuyorum. Böyle bir davaya tanık olmaktan utanç duyuyorum” diyen CHP Ankara Milletvekili Levent Gök de şiddeti bertaraf etmesi gereken polisin Sağlık Bakanlığı’na ait ambulansa bile gaz attığını aktardı.

Polis Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ethem Sarısülük’ün 20 metre yakınında vurulduğunu ifade eden Gök, “Ethem Sarısülük’ün vurulması üzerine yanına gittim ve silahla vurulduğunu anladım. Kurşunu ilk gördüğüm anda anladım. Ancak Sağlık Bakanlığı Ethem’in polis kurşunuyla vurulduğunu 14 gün sakladı” dedi.

Candan: Eğer kaçak sağlık hizmeti arıyorsanız…

Yaralılar için Sağlık Bakanlığı’ndan da yardım istediklerini ancak kendilerine Ankara Tabip Odası’na bağlı hekimlerin yardım ettiğini vurgulayan Mimarlar Odası Ankara Şube başkanı Tezcan Karakuş Candan mahkemeye, “Eğer kaçak sağlık hizmeti arıyorsanız Sağlık Bakanlığı Beştepe’de KaçAK Saraydaki sağlık merkezini denetleyin” diye seslendi.

Can: İyi ki gönüllü hekimler vardı

Kızılay meydanında 25 metre mesafeden atılan gaz kapsülüyle başından vurulduğunu belirten tanık Akın Can, “Dokuz dikiş atıldı kafama, iyi ki gönüllü hekimler vardı, iyi ki yardım ettiler. Gönüllü doktorlar olmasaydı durumum çok ciddi olabilirdi” diye konuştu.

Aslan: 112 adresi duyar duymaz telefonu kapatıyordu

İfadesinde, Atatürk Bulvarı’nda omuzundan vurulduğunu ve taşındığı bir kafede gönüllü hekimlerin kendisine müdahalede bulunduğunu aktaran tanık Kazım Aslan, “18.00’den 20.30’a kadar orada ambulans bekledim. 112’yi arıyordum, adresi duyar duymaz telefonu kapatıyorlardı” dedi.

2 Haziran 2013 günü Kızılay’da hedef gösterilerek vurulduğunu kaydeden tanık Eren Şahin de gönüllü doktorların müdahalesinden ancak iki buçuk saat sonra hastaneye gidebildiğini söyledi.

Bakanlık hizmet veremezken gönüllüler yardıma koştu

Duruşmada Türk Tabipler Birliği adına söz alan avukat Ziynet Özçelik, yaşanan polis şiddeti nedeniyle ciddi bir sağlık hizmet ihtiyacı doğduğınu ve Sağlık Bakanlığı’nın görevini yerine getiremediğine dikkat çekti.

Bakanlık sağlık hizmeti veremezken, gönüllü hekimlerin, hatta hekim olmayan insanların yaralıların yardımına koştuğunu ifade eden Özçelik, “Davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Tanık ifadeleri ve avukatların savunmasının ardından kararını açıklayan mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nın Ankara Tabip Odası yönetiminin düşürülmesi yönündeki talebini reddederek davayı düşürdü.