Altan Öymen: Hükümet HSYK düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu biliyordu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Aslında, şu belliydi: Bu kanunun [HSYK düzenlemesinin] Anayasa’ya aykırı olduğunu, AKP’nin içindeki hukukçular da biliyordu. Şunu da biliyorlardı: Kanun, Anayasa Mahkemesi’ne götürülürse, bunun en azından belirli maddeleri Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilecekti. Yazının başında da belirttim, kuvvetler ayrılığı ilkesinin -teorik de olsa- geçerli sayıldığı bir ülkede yüksek mahkemenin bunun tersine bir karar alması düşünülemezdi. Ama AKP içinde bunun farkında olan hukukçular arasında, şu hesabı yapanlar vardı:

“Anayasa Mahkemesi bu kanunun belirli maddelerini iptal etse bile, o iptal kararına kadar, biz o Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştiririz. İdari yapısında zaten, kanun yürürlüğe girmeden de bazı değişiklikler yaptık. Adalet Bakanı istediği tayinlerin büyük kısmını gerçekleştirdi. Kanun çıkınca da, idari yapıyla ilgili tayinleri hızla yaparız. Anayasa Mahkemesi daha sonra belirli maddeleri iptal etse de, tayin ettiklerimizin büyük kısmı müktesep hak elde etmiş olur. Yerlerinde kalır. Böylece hedefimize büyük ölçüde varmış oluruz. Kurulun üyeleri de, zamanı gelince zaten değiştirilecek. Adalet Bakanı’nın hâkimler ve savcılar üzerindeki etkisi daha da pekişir.”

AKP içindeki hukukçu politikacının hesabı buydu. Nitekim yasa yürürlüğe girer girmez, Adalet Bakanı ve arkadaşları, büyük kısmını daha önceden hazırladıkları tayin listeleri üzerindeki çalışmalarını tamamladılar. Klasik demiyiyle “Atı alan Üsküdar’ı geçti.”

Bu ‘geçiş’le de, CHP’nin, Anayasa Mahkemesi’nin, kanunun yürürlüğe girişi sırasında duruma müdahale edebilmesini sağlamak üzere yaptığı girişimin ne kadar haklı olduğu anlaşıldı.

Altan Öymen’in yazısı