Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, “Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasını düşünen insanlar, futbolda şampiyonluk gelmese de bizim camiamız, kulübümüz için bir sigorta olduğumuzun farkında” dedi.

Fenerbahçe’de seçimli olağanüstü genel kurulu 13-14 Eylül’de düzenlenecek. İlk toplantıda yeter çoğunluk sağlanamazsa kongre 20-21 Eylül’de yapılacak.
Seçimden önce Anadolu Ajansı’na (AA) konuşan Koç, yaklaşık yedi yıl süren görev sürelerinde futbol haricinde başarılı olduklarını belirtti.
Fenerbahçe başkanı, özetle şunları söyledi:
* Yeni birini seçince bir şampiyonluk garantisi yok. Rakiplerim kulağa hoş gelen söylemler içinde, sosyal medyada tartışılan konuları gündeme getiriyorlar. “E tribünü kaldıracağız. Şampiyon yapacağız” diyorlar. “Şampiyon yapacağız” demekle şampiyonluk olsa biz sabahtan akşama kadar “Şampiyon yapacağız” diye bağırırdık.
* Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaksınız da nasıl yapacaksınız? Yedi senedir futbol açısından başarısızlık var. Ancak hem sportif hem de sportif dışı tüm süreçlerde başarı var. Verilmiş sessiz bir mücadele var. Avrupa’nın iflasa en yakın kulübünden bu noktaya geliş şeklimiz, verdiği en büyük ama en sessiz mücadele. Kalıcı sportif başarı için sağlam, sağlıklı bir finans yapıya ihtiyaç var. Daha buna ulaşmadık. TBB’den (Bankalar Birliği anlaşması) çıkacağız. Allah’ın izniyle az kaldı ama o da yetmeyecek. Üyelerimiz Fenerbahçe için verdiğimiz mücadeleyi ve niyetimizi biliyor. Biz tamamen saf, samimi, karşılıksız duygularla kulübümüze hizmet ettik.
‘En az iki şampiyonluğumuz çalındı’
* Futbolda zaten başarılı olsaydık bambaşka şeyler konuşurduk. Bence geçmişte olduğu gibi bizim dönemimizde en az iki şampiyonluğumuz çalındı. Özellikle 99 gol, 99 puanlı sezon var. Kulübün 118 yıllık tarihinde en çok gol atılan ikinci sezon, en çok puan kazanılan açık ara birinci sezon ve şampiyon olamıyorsunuz. Edin Dzeko, “102 puan da alsaydık şampiyon olamayacaktık” dedi.
‘Bu verilen emeğin karşılığını mı alacağız, bilirsiz bir maceraya mı gireceğiz?’
* Fenerbahçeliler, ilke ve değerlerimiz konusunda şartlar ne olursa olsun taciz verdiğimizi de biliyorlar. Finansal açıdan geldiğimiz noktayı gayet farkındalar. Büyük bir kitle, Fenerbahçe futbolda istediği başarıyı yakalayamamasının nedeninin yönetimsel olmadığını çok çok iyi biliyor.
* Gerçek, samimi, satır arası okuyan, Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasını düşünen insanlar, futbolda şampiyonluk gelmese de bizim camiamız, kulübümüz için bir sigorta olduğumuzun farkında. Bizde tecrübe de var. Bu işin okulu yok. İşbaşına gelince tecrübeyi kazanıyorsun. Ciddi tecrübe de kazandık. Bu yedi yıl yapılan mücadelenin, verilen emeklerin, ekilen tohumların karşılığını almaya mı kalacağız, yoksa yerine belirsiz bir maceraya mı gireceğiz?
‘Son dönemlerin en medeni seçim yarışı’
* Rakiplerimden “Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız” ve “E tribünü kaldıracağız” dışında bir proje duymadım. Bu kulübün olimpik branşları, salon branşları ne olacak? Çünkü bunları ayakta tutmak için ciddi kaynaklar üretiyoruz.
* Fenerbahçe’nin para probleminin olmaması varmak istediğimiz nokta ama henüz oraya varmadık. Fenerbahçe, Kameni’den Ederson’a, finansal kriterler ve harcama limitlerinden dolayı bir sol beki transfer edememesinden bugünlere geldiyse verilmiş bir mücadele var. Bunu çok hafife alıyorlar. “Biz de yaparız” diyorlar. Bugün aday olmak çok kolay. Tesisler ne olacak? İki önemli projemiz var ve bunların devam etmesi gerek. Ben, ‘belirsiz macera’ derken bunu kastediyorum. Onlar da “En büyük macera yedi yıl şampiyon olmayanla devam etmek” diyor. Ben de, “Senin ne şampiyonluk garantin var?” diyorum. 2000’lerin başındaki yöneticilikle bugünler arasında dağlar kadar fark var. Karşı taraf ufak ufak dokunduruyor. Ancak şu ana kadar son dönemlerin en medeni seçim yarışı devam ediyor.
‘Mourinho’nun çalışma etiği konusunda hiç şikayetimiz yoktu, adam işkolik’
* Mourinho ile yolları ayırırken çok zorlandım. Mourinho gibi birisiyle yolları ayırmanın getireceği finansal yükümlülük, yerine kimin geleceği veya basının ne diyeceğinden dolayı zorlanmadım. İşin manevi tarafı zorladı.
* Mourinho, benim için bir hocadan fazlasıydı. Benim ailemin bir parçasıydı. Ailemle yemek yedi, kızım ve oğlumla ayrı ilişkileri var, karım kendisini çok seviyor. Ailevi bir ilişkimiz vardı. Beni işin o tarafı üzdü ancak gerçekçi olmak zorundaydık.
* Çok da iyi bir yaz kampı geçirmiştik. Benfica‘ya herkes elenebilir. Onlar Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi ama elenirken oynadığımız futbol beni rahatsız etti. O yüzden çok riskli ve zor bir karardı. Ancak kararların kısa özeti tünelin sonunda şampiyonluk açısından fazla ışık göremediğimiz için bu zor kararı almak zorunda kaldık. Sadece sportif ve ekonomik açıdan değil insanı açıdan da benim için çok çok zor bir durumdu. Çünkü Jose Mourinho buraya geldi, canını dişine taktı. Kendisi günlerce Samandra’da kaldı. Çalışma etiği konusunda hiç şikayetimiz yoktu. Adam çalışmak istiyor, işkolik. Eski başkanımız, “Başkanla hoca devamlı sokaklarda, gecelere akıyorlar” diye bir sürü saçma sapan şey söylemiş. Mourinho her şeyini verdi ama olmadı.
‘En büyük hatam 2018’de aday olmaktı, kulüp 2019’da devam edemeyecekti’
* En büyük doğru işimiz bence finansal süreç. Basketbolu sayabilirsiniz. Avrupa’da Fenerbahçe bir marka. Avrupa Ligi’ni hem erkekler hem de kadınlarda kazanan tek takımız. Bunu iki kez yapmışız. Bence bizim en büyük başarımız 1 milyon avroluk teminat mektubu bile veremezken faizler yüzde 10-12 iken 48-50’lerden faktoring yaparken finansal olarak bu noktaya gelmek. Sessiz bir mücadeleydi. Yapılan ilk beş yıllık TBB anlaşmasını sadece biz imzalamamıştık.
* İlk günden düğmenin yanlış iliklendiğini, bu şekilde hiçbir şeye imza atmayacağımızı söyledik. İmza atan bir kulüp başkanı, nurlar içinde yatsın bana demediğini bırakmadı, “Devletle kavga mı edilir” dedi. Biz imzalamayınca devlete kafa tutuyor pozisyonuna soktular. Aynı rakiplerimiz bizim gözümüzün içine bakıyordu. Ondan sonra dokuz yıllık anlaşma çıktı. Bugün bu paralar harcanabiliyorsa TBB’nin getirdiği disiplin ve devletimizin topa girmesi çok önemli.
* En büyük hatamsa 2018’de aday olmaktı. 2019’a kalsaydı kulüp devam edemeyecek ve kral çıplak olacaktı. Su yüzüne çıkmamış birçok finansal sorunu göğüsledik. Keşke bir sene sonra aday olsaydım da yaptığımız işlerin kıymeti çok daha iyi anlaşılsaydı.