Ali Hepşen: Mülkiyet 40'lara sarktıysa, 25–40 yaş arasındaki milyon­larca insan nerede barınacak?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin gerçeği Avrupa’dan da sert, Ameri­ka’dan da kırılgan aslında. Ev fiyatlarının ulaştı­ğı seviye, kredi limitlerinin Ağustos 2023’ten bu yana daralan yapısını koruması ve faizlerin hâlâ yüksek bir bantta sıkışması, genç yetişkinleri do­ğal olarak konut piyasasının dışına itiyor.

gecikme yalnızca birkaç yıl değil; neredeyse bir kuşak. Türkiye’de mülkiyetin 40’lı yaşlarda ger­çekleşmesi artık istisna değil; yeni normal. Çünkü mevcut ekonomik koşullarda düşünüldüğünde pe­şinatı biriktirmek, gelirini kredi taksitine uygun seviyeye taşımak, fiyat-kredi-faiz üçgeninde sıkış­madan bir adım atabilmek ancak bu yaşlarda müm­kün hâle geliyor.

Bu gerçeklik bizi çok daha kritik bir soruya getiriyor: Eğer mülkiyet 40’lara sarktıysa, 25–40 yaş arasındaki milyon­larca insan nerede barınacak?

Avrupa ile Türkiye arasındaki fark burada daha da belirginleşiyor. Avrupa’da gençler ortalama 26 yaşında aile evinden ayrılıyor. Bizde ise üniversi­te öğrencilerinin bile %66,7’si hâlâ ailesiyle yaşı­yor; yalnız başına kirada kalanların oranı sadece %9. Ve bu durum yalnızca öğrencilerle sınırlı değil. Konut fiyatlarının seviyesi, kira piyasasındaki oy­naklık ve gelirlerin satın alma gücü, genç yetişkin­leri uzun süreli bağımlı yaşama itiyor.

Ali Hepşen’in yazısı