Nerede olursa olsun, neden olursa olsun özgürlük herhangi bir başarıya, bahaneye, gerekçeye, stratejik bakışa kurban edildiği an, en vahim ve derin bir sorun başlar… Basın hareket alanının sınırlanması toplumda siyaset yerine şiddet fikrinin yerleşmesinde de belirleyici olur. Bu konuda verdiğimiz sınav iyi değil.
Daralan özgürlük alanı toplumun bir sorunla ilgili bilgilenerek, bir sorunla ilgili farklı eğilimleri doğal görerek çözüme katkıda bulunabilmesinin, toplumsal meşru zemin oluşturabilmesinin önü tıkanıyor… Fayda fikri siyaset fikrinin önüne geçiyor… Yeni bir inşaa dönemindeyiz.
Böyle dönemler mutabakat, uzlaşı, siyasi talep-siyasi karar etkileşimine kapı açma, katılım çıtasını yükseltme gibi daha derin demokratik bir iklimi icap ettirir. “Demokratik hal” ile “ataerkil tutum”u iç içe geçiren geleneksel AK Parti siyaseti yerine katılımcı bir siyaseti devreye sokmak zorundadır.
Türkiye bu geçişin zorluğunu yaşıyor. Yol alabilmek için yaşayan demokrasinin sahici olması gerekir.