HDP kongresinde aralarında benim de bulunduğum 43 kişilik bir danışma kurulu ilan edildi. Soranlar oluyor, açıklık getireyim.
Kongreden iki gün önce siyasi çizgisini, siyasi çabalarını desteklediğim ve beğendiğim Mithat Sancar aradı. Kısa bir görüşme sonrası, tereddütsüz “evet” dedim.
Üç nedenle…
İlki: Ülkedeki en ağır ve en tahripkâr hak ihlallerini Kürt meselesi etrafında HDP ve HDP’liler yaşıyor. Kayyumlar, kapatma davası, tutuklular, hükümlüler, Kürtçe yasağı, türlü baskı ve cebir. Bu tablo itiraz, demokratik mücadele, dayanışma ve destek gerektiriyor.
İkincisi: Kürt meselesi bugün ağırlıklı bir şekilde ülkenin demokrasi hattındaki ileri ya geri hareketini belirleyen ana sorun haline gelmiştir ve bu durum, yarın artarak devam edecektir. Bunun farkındalığına ve sorunun çözümüne, küçük de olsa, her davet, her katkı anlamlıdır.
Üçüncüsü şu: Kürt sorunu ve çözümü şiddet ve siyaset yol ayrımında bulunmaktadır. Benim gözümde HDP siyaseti temsil etmektedir. Danışma kurulu, bu siyaset yolunu güçlendirmenin, dışarıdan eleştirel bakışı dile getirmenin bir vesilesi olabilir.