HDP’ye yönelen seçmen ilgisinin görünür “üç boyut”u var.
İlki muhalefetin yaşadığı ağır kriz ve yaydığı derin umutsuzluk. Son 13 yıl içinde CHP’den MHP’ye uzanan hatta muhalefet partileri, AK Parti politikalarına alternatif üretmekten uzak, demokratikleşme ve değişim sürecinin gerisinde, farklı bir iktidar oluşumunun hayal edilmesine bile imkan vermeyen bir görüntü verdiler.
…İkinci boyutun Kürt meselesi ve özellikle çözüm süreciyle ilgili olduğu ortada. Çözüm sürecinin 2,5 yılda ulaştığı kritik noktalardan birisi toplumsal meşruiyet. Bugün siyasi iktidarın seçim kampanyasındaki vurguları, HDP ile şiddet ve terör arasında bağ kuran bir dil üzerinden de yürüse, HDP’ye yönelik genel algı tersi yönde ilerlemekte. Çözüm süreci toplum tarafından içselleştirildikçe, çözümün Kürt tarafı bir sistem aktörü haline gelmiştir ve gelmekte.
…Üçüncü boyut en belirgin olanıdır, bu, siyasi iktidara ve hakim parti sistemine karşı reaksiyon olarak karşımızda. HDP’nin barajı geçmesi halinde çıkaracağı milletvekili sayısıyla AK Parti’nin gücünü kırabilecek tek siyasi parti olması, bir dizi tepki oyunu ya da ödünç oyu bu siyasi partiye yönetmiş görünmekte.