Yıllar içinde genişleyen siyasi alan, yukarıdan aşağı dikey ve hiyerarşik bir örgütlenme yaşıyor. İnşa döneminde yeni arayışlar ve pozisyonlarla yol alıyor, değişim arayışı krizlerle iç içe giriyor.
AK Parti’nin siyaset anlayışı sadece bir araç değil, kendi başına bir siyasi tartışma nesnesi, hatta sorunu haline gelmiş durumda. Ve gerginlikler yükseliyor.
Tüm bunlar toplumsal grupların içine kapanma haline, toplumsal sentez açısından bir gerilim tablosuna işaret ediyor.
Ancak tarihin görmediği bir dönemden, kutuplaşmadan söz etmek için kolay değildir. Zira son 10 yılın öyküsü güçlüdür. Bir ülkede değişimin kalıcı ve anlamlı olabilmesi için toplumsal gruplar arası dengelerin değişmesi yetmez, “her bir toplumsal grubun içinde yaşanan değişmeler”in önde ve belirleyici olması gerekir.
Bu öyküye grup ve kurum içi denge değişikliklerinden hareketle bakılacak olursa, bu güç daha iyi anlaşılır. Zira değişim bunlarda ve bunlar sayesinde yaşanmıştır ve yaşanmaktadır.