Alaattin Aktaş: Türk parası için değerli sonucuna varmak da mümkün, değersiz sonucuna da

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Daha önce de kaç kez vurgulandı kim bilir; hangi tarihin esas alındığına ve hangi fiyat endeksinin kullanıldığına bağlı olarak Türk parası için değerli sonucuna varmak da mümkün, değersiz sonucuna varmak da. Ayrıca değerli ya da değersiz, çok farklı oranlar ortaya çıkacağı da bir gerçek.

Peki doğru ne, doğru oran ne?

Yok, Türk parası için böyle bir oran vermek mümkün değil. Hatta biraz önce de ifade ettiğim gibi “Türk parası reel olarak çok değerlidir ya da değersizdir” demek bile mümkün değil.

Tekrar edeyim; nereden baktığınıza, yani hangi tarihi baz aldığınıza ve hangi fiyat endeksini kullandığınıza bağlı olarak çok farklı yönler ve çok farklı oranlar bulabilirsiniz.

Reel değer hesaplamasında değişik sonuçlar elde edilmesinde en büyük etkenlerden biri hiç kuşku yok ki kullanılan fiyat endeksi.

Öncelikli soru şu; bu hesaplamada hangi fiyat endeksini kullanmak daha doğru? Tüketici fiyat endeksini mi, yurt içi üretici fiyat endeksini mi?

Bir başka soru da şu; hangi endeksle yapılan hesaplama, hangi kesimler için doğru sonuç verir?

Fiyat endeksleriyle ilgili en temel soru başka aslında; acaba endeksler fiyat artış hızını doğru ölçüyor mu?

Herhangi bir ayda gerçek fiyat artışı örneğin yüzde 5 düzeyindeyken endeks bunu bir şekilde yüzde 3 ölçmüşse ve o ay nominal kur da yüzde 3 artmışsa Türk parasının değerinde reel anlamda değişiklik olmamış görünür. Oysa gerçek enflasyon daha yüksek olduğu için Türk parası reel anlamda değer kazanmaya devam eder.

Türkiye belki de uzun yıllardır zaten bunu yaşıyor.

Alaattin Aktaş’ın yazısı