Bu ülkede finansal araçlar yoluyla tasarruf yapan genellikle cezalandırılır. Hele hele 2021’de başlatılan faiz indiriminden sonra bu ceza katlanarak arttı. Vatandaş zar zor tasarruf ediyor, etmeye çalışıyor; sonra da bu tasarrufunun enflasyona karşı “daha az” erimesini sağlayabilmek için adeta bin takla atıyor. “Daha az” diyorum, çünkü herkes biliyor ki erime kesin olacak, herkes bunu en aza indirmeye uğraşıyor.
Sorun o kadar büyük ki, zaman zaman çare olarak uygulamaya konulan düzenlemeler bu sorunu ancak hafifletebiliyor; ortadan kaldıramıyor.
Aslında bu iktidar dövizin artmasından korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmuyor. Ama dövizin artmasını önleyecek şekilde ekonominin gereği olan adımları atmak yerine tam tersini yapmaktan da geri durmuyor.
Bu yapılırken dile getirilen gerekçe ile zihinlerdeki gerekçenin, gerçek amacın da hiç mi hiç ilgisi yok.
Bu süreç 2021’in eylülünde başladı…
Faiz indirimi, bunun sonucunda kaçınılmaz olarak kur artışı ve bu artışa çare olmak üzere kur korumalı mevduatın icadı!
TL cinsi tasarrufların getirisini bile dövize endeksleyip sonra bir de buna “liralaşma” adını taktılar…
Yani yanlışı, komedi bir tanımla taçlandırdılar!