AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘başörtüsü özeleştirisi’nin önemli olduğunu, ancak CHP’nin demokrasi karşıtı eylemlere yeterince güçlü biçimde karşı çıkmadığını belirterek, ‘CHP içinde darbe çağrısı yapan milletvekilleri olduğunu’ iddia etti. Çelik, Kılıçdaroğlu ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarının aynı saate denk gelmesi konusuyla ilgili CHP ile herhangi bir mutabakatları olmadığını ve partisinin Kızılcahamam’daki kamp programının çok önceden belirlenerek duyurulduğunu söyledi. Çelik, ‘yeni bir insan hakları eylem planı hazırlayacaklarını’ da vurguladı.

AKP’nin Kızılcahamam’daki ’29’uncu İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ndaki gündeme değinen Çelik, yeni bir ‘insan hakları eylem planı’ hazırlayacaklarını belirterek, “Bu, evrensel dünyaya karşı hangi standartlarla baktığımızı, bu standartlara karşı cevabımızın ne olduğunu gösterecek” dedi.
Çelik, söz konusu ‘insan hakları eylem planı’nın, yargı reformuyla getirilecek değişikliklerle hayata geçeceğini belirterek, yargılama süreleri konusundaki belirsizliklerin giderileceğini, vatandaşa davaların ne kadar süreceği konusunda bilgi verileceğini, havaalanları gibi yerlerde vatandaşların haberleri olmadıkları suçlardan dolayı alıkonulmalarının SEGBİS kullanılarak 24 saat içinde çözüleceğini açıkladı. Çelik, “Terörle mücadele konusundaki performansımızı arttırırken özgürlükler konusunda da performansımızı arttıyoruz” dedi.
Ömer Çelik, CHP ile genel başkanları Kılıçdaroğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşma saatleriyle ilgili bir mutabakat olup olmadığı ile ilgili soruya böyle bir mutabakat olmadığı yanıtı verdi. “Mutabakata uyarız siyasi nezaketsizlik yapmayız” diyen Çelik, şöyle devam etti: “Bizim programımızda bu konuşmaların olduğu çok önceden beliydi. Bunnu dışında şu saatte başlarız diye bir mutabakat olmadı. Konuşmaların kaçta olacağı, programda önceden belli. Bu saatleri görerek kendilerini ayarlamaları gerekiyordu. Bu program grup başkanvekillerine çok önceden verildi.”
Çelik, Kılıçdaroğlu’nun önceki gün ‘başörtüsü özeleştirisi’ konusundaki soruya da şöyle yanıt verdi: “Bu özeleştirinin yapılması yetmiyor. Hemen bir takım sözcüleri başörtüsüne saldırmaya, kamuda yeri olmadığına ilişkin söylemleri ifade etmeye başladılar. Kılıçdaroğlu, açıktan darbe çağrısı yapan milletvekillerine karşı bir şey yapmıyor. Darbe imasında bulunan, ‘Bunları indirin’ diyen CHP milletvekilleri, yargıyı da töhmet altında bırakıyor. CHP’den başörtüsü özeleştirisi dışında demokrasi karşıtı eylemler konusunda daha güçlü sesler duymak, buna daha güçlü tavır aldıklarını görmek istiyoruz.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki gün önce “Bizim de çok kabahatimiz, kusurumuz var. Bir başörtüsünü Türkiye’nin en temel meselesi haline getirdik. O kız çocuğumuz üniversiteye gidiyor mu, imkanını sağlıyor muyuz? Derdin o olmalı. Çocuklarımız okumalı, bilimi öğrenmeli ve hayatı sorgulamalı” demişti.