Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) yerine yapılacak opera binası tanıtıldı.

Yaklaşık dokuz yıldır kapalı AKM’nin yıkımına yakında başlanacak.
Yeni opera binası bugün Haliç Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un da katılımıyla tanıtıldı.
Projeyi, AKM’nin mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu çizdi.

Tabanlıoğlu’nun verdiği bilgiye göre yeni yapının 2 bin 500 kişilik kapasitesi var.

Binada 800 kişilik konser salonu, tiyatro salonu, oda tiyatrosu, kütüphaneler, kafeler ve restoranlar bulunacak. Mimar, binanın yılın her günü kullanılabileceğini söyledi.

Tabanlıoğlu, “Burası bence cıvıl cıvıl İstanbul’un yeni merkezi olacak. Binanın en üst noktasında bence İstanbul’un en güzel lokantası olmalı” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKM’nin ‘talihsiz bir yapı’ olduğunu belirterek 1930’larda başlayan macerasında yangın ve depreme dayanıksız olması nedeniyle bazı zamanlar kapalı kaldığını, 2007’den itibaren de artık kullanılamayacağının anlaşıldığını söyledi.
“Bu yapının yıkılıp yeniden inşaasına karşı direnişin, kültür sanat hassasiyetinden değil ideolojik saplantılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz” diyen cumhurbaşkanı, 10 yıl önce başlaması gereken inşaatın ancak bugün başlabildiğini kaydetti.
‘Proje karşıtları terörle mücadeleye karşı çıkanlarla aynı’
‘Türkiye’de taş üstüne taş koydurmamayı maharet sayan, sistemin açıklarından faydalanıp dışarıdan destek alan’ bir lobi bulunduğunu öne süren Erdoğan, projenin 10 yıl gecikmesini de buna bağladı: “Biz ta İstanbul büyükşehir başkanı olduğum gün bu lobiyi tespit etmiştik. Başbakan olduk, bu lobinin her yerde aynı faaliyeti gösterdiğini gördük. Cumhurbaşkanı olduk, dünyanın dört bir yanında aynı lobinin uzantılarıyla karşılaştık. AKM’nin yeniden inşasına karşı çıkan zihniyetle, terörle mücadeleyi engellemeye çalışan anlayış aynıdır. Yeni havalimanı ve diğer projelerimizi engellemek isteyen güçlerle, operasyonumuzu engellemeye çalışan eller de aynıdır.”
Trafik yeraltına
Erdoğan, yeni AKM’nin daha büyük, daha işlevsel ve modern inşa edileceğini aktararak mimardan AKM’nin 2019’un ilk çeyreğine yetişmesi sözünü aldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Mermerlerine varıncaya kadar her şeyleri geldiler sundular, beraberce bakanımla şu uygundur – şu değildir vesaire şimdiden bütün hazırlıklarını yaptık. Adım adım takip edeceğiz. Çünkü eğer işimize sahip çıkmazsak bunun sonucunu yakalamak da mümkün değildir. Bu bizim için olmazsa olmaz, adeta bir süreç nasıl ki Harbiye Kongre Merkezi’ni 17 ayda yerin dibine girerek bitirdiysek, inşallah bunu da kısa zamanda bitireceğiz. Taksim Meydanı’ndan inşallah araçları da görmeyeceğiz. Gümüşsuyu’ndan geliş ve araçlar oradan yerin altından Mete Caddesi’nden Taşkışla’ya doğru devam edecek. Dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde bir araç trafiğini görmeyeceksiniz. Aynı şekilde Marmara Oteli’nin önünde de bir araç trafiği görmeyeceksiniz. Tamamen yayalaştırılmış bir Taksim Meydanı’nı göreceksiniz.”
Üst kata restoran
Erdoğan, içerideki programların dışarıya bir ekranla yansıtılacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Atatürk Kültür Merkezi, sadece 2 bin 500 kişilik salonda yapılan toplantılarla anılmayacak. Tüm içerdeki etkinliklere imkan hazırlayacak, gerek tiyatro noktasında gerek diğer kitap teşhir alanlarıyla, bütün oralardaki ben tabi kafe demeyeceğim. Oralardaki dinlenme noktalarında adeta kıraathaneleriyle çok daha farklı zenginliğe sahip olacak. En üst katındaki gerçekten hakikaten lokantası boğaza nazır, herhalde İstanbul’da benzeri olmayacak tabi tüm mesele oradaki takdim çok çok önemli. Türk mutfağının oradaki takdimi inşallah bir çekim alanını ayrıca oluşturacak. Sadece belli günlerde, akşamlarda değil her an hareket halinde olan bir mekan olarak tüm dünyaya hizmet verecek.”
‘Aktör mü yetiştirdiniz?’
Erdoğan, ‘ağızlarını her açtıklarında batılılıktan, modernlikten, çağdaşlıktan söz edenlere’ de seslendi: “Dünya çapında hangi eserleri ortaya koyabilmişler? Örneğin dünya çapında bir opera sanatçısı, bir aktör, bir gitarist yetiştirebilmişler mi? Nasıl bir uçak, telefon, işletim sistemi ortaya çıkartamamışsak, kültür ve sanat alanında aynı başarısızlığı ne yazık ki yaşadık. Bu bir ortam, iklim, zihniyet meseledir. İklim çorak olunca, bir taraf kavrulurken bir taraf yeşermiyor. Aslında hedef doğruydu, yöntemler yanlış olunca hedefe ulaşılamadı. Geçtiğimiz yüzyıldan beri hakim kültür haline gelen batı medeniyetinin yol açtığı sorunlar sadece bize mahsus sorunlar değildir. Açıkçası bugün artık devasa bir tüketim canavarı gibi önüne gelen her şeyi yutan batı kültürü denen olgunun kesin bir tarifini yapmak mümkün görünmüyor.”