İktidar partisinin Ekonomi İşleri Başkanı, Nihat Zeybekçi. Ona bağlı X hesabı, Sermaye Piyasası Kurulunun görev ve yetkilerini hatırlatmıştı.
Herhalde Ponzi yöntemiyle borsada saadet zinciri dolandırıcılığı yapılırken SPK’nın nasıl müdahale edebileceğini ve nelere etmediğini görelim diyeydi.
Doğal olarak Zeybekçi’den Borsa İstanbul yönetiminin görev ve yetkileri için de benzer bir hatırlatma beklenmez miydi?
O paylaşımın bir türlü gelmemesi, farklı yorumlara ve soru işaretlerine yol açmıştı.
Ekonomiden sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekçi’nin bu tutukluğu nihâyet çözüldü.
Nedeniyle başlayalım; meğer kendisi de Tera’nın tasfiyedeki bir fonuna yüklüce para kaptırmış ama mağdurlardan olduğunu söylüyor.
Devletin gözü önünde bu dolandırıcılık nasıl mümkün oldu?
Nihat Zeybekçi’nin Sözcü’deki cevabı aynen şöyle:
“Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda…”
Gerçi Zeybekçi; “maalesef devletin ihmali var” sözlerine “devlet ihmal etmez, kurumlara görev ve sorumluluk verir, ihmal varsa gereğini yapar” diye açıklık getirdi sonra.
Yalnız, aynı kapıya çıkıyor. Zeybekçi’nin, fazlası anlamında yanlışı yok ama eksiği çok. Çünkü sıradan vatandaşla aynı konumda değil. Devleti, partisinin iktidarından başkası yönetmiyor.
Zeybekçi, fonzedelerle oturup fon soyguncularından yakınırken dosdoğru konuşuyor. Fakat kapıyı, pencereyi açık bırakan sistem çarpıklığını düzeltecek siyasi sorumluluk makamında oturan da o.