Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Kısacası, ‘biz bırakalım yargı işlesin de onlar niye bırakmıyor’ demeye getiriyorlar.
Şöyle bir argümanları daha var:
Hem muhalefetle değil de yolsuzlukla mücadele ediliyor olsaydı… İhaleye fesat karıştırmak için kurulduğu iddia edilen suç örgütü, AK Partili belediyeler dahil 40 yerden ihale almışken sadece CHP’li belediyede rüşvetten soruşturulmazdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’sa buna karşı dün iki argümanı dolaşıma soktu.
“Hoşunuza gitmese de hukuk işleyecek siz de saygı göstereceksiniz” dedi, bu bir.
Şu da iki: “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu. Korkarım birkaç yıla kadar bunların hiçbirinin sokağa çıkıp milletin yüzüne bakacak halleri kalmayacak.”
İfadeye dikkat ederseniz ‘turpun büyüğü’ değil, ‘turpların büyükleri’nden ve ‘sokağa çıkacak yüzleri’ kalmayacağından söz ediyor.
CHP’lilerin tezi neydi? Sadece İmamoğlu’nu değil Yavaş’ı da hedef aldığı ve itibarlarına saldırarak Erdoğan’a karşı yarışmalarını engellemeyi amaçladığıydı.
Öyleyse geriye kalan soru belli: Cumhurbaşkanının argümanları, CHP’lilerin tezlerini çürütüyor mu? Yoksa doğruluyor, asıl niyeti ele mi veriyor?
İç cephenin böyle mi güçlendirileceğini sorarak da bir sonuca ulaşabilirsiniz. Bu ölçü bile kimin haklı olduğu konusunda size fikir verecektir.
İnandırıcılık terazisine vurmanız yeter, işte size mihenk taşı.