Bizzat başıma geldi. Cenaze namazı kılınmış, kabir başındayız. Müftü, dua okuyor…
Nasıl oldu anlamadan duadan çıkıp iktidarın propaganda diline sapmasın mı!
Güya ülkenin dış güçlerle mücadelesine destek vermeyen vatan hainlerine beddua etmeye başladı. Allah “onlar”ı şöyle kahretsin, böyle perişan etsin diye ilendi durdu.
İktidar dilinde “onlar”, bütün siyasi muhalefet. İlaveten, iktidara yanlışını söyleyen herkes.
Ve onlardan cenaze başında kafi miktarda vardı. Bu şuursuzluğa, diş sıkıp katlanmak zorunda kaldılar.
Ne cenazeye saygı duydu propagandist müftü, ne sevdiklerini toprağa veren yakınlarının acısına. Ne de duaya hürmet etti. Aklı fikri siyasetteydi. Dinle diyanetle alakası, siyasete alet ettiği kadar…
Cenazeye, mezarlığa bile sokulan partizanlık, camiye mi sokulmayacak!